kırılan camları önce bir beze sarıp, keskin olmayacak şekilde çöpe atalım lütfen. hayvanlar çöpleri karıştırırken zarar görebiliyorlar. yere sigara izmariti atmayınız, kül atmayınız, ateş atmayınız lütfen, karınca gibi canlılar yanabilir.
1000Kitap
Herkes oturup şu kıza nasıl bir iftira atalım diye düşünmüyor değilim…
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şef-küsüvermiş gibi arkasını sandalyesi ile bana çevirerek: - Ohoo Süllüm. Bu ne biçim gazetecilik böyle canım? Olmazsa sen içerde, her zamanki gibi istirahat buyur, ben gidip röportajı yapayım. Süleyman Yücel diye yirmi dört punto ile senin imzanı atalım, dedi. Bunun üzerine kaşlarımı çatarak: - Şaka yapma şef, dedim; Ankara'dan günde yirmi tane üstad gelir. Bunların hangisi? Romancısı mı, şairi mi, hikâyecisi mi, eleştirmecisi mi, yoksa bunların hepsini birden yapanı mı? - İşte bu sonuncusu dedi, şef. O zaman ben ikinci sorumu yutmağı politikaya daha uygun bularak: - Yazı akşama hazır şef; göreceksin.. vesaire ile karışık, elime geçen bu fırsatın peşine düştüm. Ertesi günkü gazeteyi ve imzamın güzelliğini şimdiden görür gibi oluyordum: Ellerimi uğuşturdum. Sora sora Bağdat bulunur derler a, doğrudur. Çünkü üstad bile bulunuyor. Ve işte röportajım: Oğlumuz: Yarın Diye Bir Şey Yoktur
Kitap Alıntısı

KerZeY35

@kerzey35
·
Yazı işleri müdürü seni istiyor, dediler. Önümü ilikleyerek içeri girdim. Şöyle bir baktı ve: - Ha, dedi; sen misin? - Evet, dedim; benim. Çünkü gerçekten de bendim; fakat bu iş bu kadar açıkken cevabıma gene sinirlendi. Anlaşamıyorduk bir türlü yazı işleri müdürü ile.. ne ise. - Dur biraz, dedi. Durdum. İşini bitirdikten sonra sandalyesi ile birlikte bana dönerek: Sana bir fırsat veriyorum: Üstad Ankara'dan gelmiş. Git konuş, akşama yazını getir, dedi. Bu benim için gerçekten fırsattı. Kendimi gösterme yolunu bulmuş oluyordum. Bir geçtim mi röportajcılığa, artık afişler, reklamlar, seyahatler benim için demekti. Bu yüzden heyecanlandım ve: - Çok teşekkür ederim şef, çok teşekkür, dedim, arkasından da ilave ettim: Yalnız bir şey soracağım. Pardon, iki şey: Üstad kimdir ve üstadı nerede bulabilirim?
Sayfa 147·Kitabı okudu
kırılan camları önce bir beze sarıp, keskin olmayacak şekilde çöpe atalım lütfen. hayvanlar çöpleri karıştırırken zarar görebiliyorlar. yere sigara izmariti atmayınız, kül atmayınız, ateş atmayınız lütfen, karınca gibi canlılar yanabilir.
kırılan camları önce bir beze sarıp, keskin olmayacak şekilde çöpe atalım lütfen. hayvanlar çöpleri karıştırırken zarar görebiliyorlar. yere sigara izmariti atmayınız, kül atmayınız, ateş atmayınız lütfen, karınca gibi canlılar yanabilir.
kırılan camları önce bir beze sarıp, keskin olmayacak şekilde çöpe atalım lütfen. hayvanlar çöpleri karıştırırken zarar görebiliyorlar. yere sigara izmariti atmayınız, kül atmayınız, ateş atmayınız lütfen, karınca gibi canlılar yanabilir.
Alıntı