Ölürken bile milletini düşünen bir Adam düşünün..
" Atatürk ölmek üzere, diyorlar ki, 'Yerine kim geçsin?', Siz seçin ben yerimi kimseye bırakmıyorum, diyor. 'Millet seçsin ' "
Sayfa 113 - İnkılap yayınları·Kitabı okuyor
Atam
" Atatürk'ün en büyük endişesi dışa bağımlı olmak.. "
Sayfa 111 - İnkılap yayınları·Kitabı okuyor
Atam
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sürdürseydi her şey zaten çok başka olurdu
" Mustafa Kemal'in de sınırlı bir ömrü vardı ki ne kadar haklı olduğu vefatından sonra ortaya çıktı. Onun başlattığı hamleyi kimse sürdüremedi. "
Sayfa 77 - İnkılap yayınları·Kitabı okuyor
Atam
Hz. İbrâhim'in son duası, yüce Allah'ın kendi soyundan bir elçi göndermesini dilemesi olmuş ve bütün müfessirlerin görüşüne göre bununla da özellikle Hz. Muhammed'in risâleti kastedilmiştir. Nitekim daha sonra İsmâil aleyhisselâm Mekke'ye yerleşerek Yemen'den gelen ve Arab-ı âribe'den olan Cürhümlüler arasında yaşamış, onlardan Arapça öğrenmiş, iki defa evlenerek on iki çocuk babası olmuş; Mekke'de ikamet eden çocuklarından her biri bir kabilenin reisi olmuştu. Böylece Hz. İsmâil'in soyu Cürhümlüler'le karışarak Araplaştığı için bunlara Arab-ı müsta'ribe denilmiştir. Hz. Peygamber'in yirmi birinci göbekten atası olan Adnan da Hz. İsmâil'in soyundan ve dolayısıyla Arab-ı müsta'ribe'dendir. Bu suretle Hz. İbrâhim'in duası kabul edilmiş ve son peygamber Hz. Muhammed onun soyundan gelmiştir. Nitekim hemen bütün müfessirlerin kaydettiği bir hadiste Hz. Peygamber, "Ben atam İbrâhim'in duası, İsa'nın müjdesiyim" buyurmuşlardır.
Sayfa 212 - Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 9. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
" Bakın bu halk bıkmış, yenilgi görmekten bıkmış. Ben muzaffer bir kumandan olarak gidiyorum karşılarına ve diyorum ki, bir kez daha kazanacağım. "
Sayfa 70 - İnkılap yayınları·Kitabı okuyor
Atam
Ayvadana çiçeğinin dediği
Adımı ayın ve kadınların koruyucusu, doğanın efendisi olan tanrıça Artemis'ten alırım. Bir zamanlar, belki de şahit olmak isteyeceğim en son yerde, beni seven ve benimle beslenen mavi kelebekler sayesinde bir zulmün açığa çıkmasına vesile olmuştum. Srebrenitsa'da toplu mezarlar böyle bulunmuştu. Ben oradaydım, görün bizi diyenlerin sesine ulak olmak için. Bitki olalı böyle bir zulme tanık olmamıştım. Derdi ki atam çiçek: "İnsan hırsına bütün dünyalar verilse yetmez; insanın insana yaptığını yedi düvel yapamaz." Keşke hiç olmasaydım da görmeseydim.
Alıntı