Hz. Muhammed’in (s.a.v.) mübarek lisanından dökülen "Ümmetim yağmur gibidir; evveli mi daha hayırlı, yoksa sonu mu, bilinmez." hadis-i şerifi, zamanın ötesine uzanan, ruhları serinleten ve ümitsizliğin karanlığını yırtan muazzam bir hakikatin kapısını aralar. Bu nebevi kelam, sadece bir teşbih değil; varoluşun, imanın ve rahmetin yeryüzündeki akış seyrini anlatan ilahi bir tablodur. ​Bu hadisin kalbine inmek ve onu bir ayetin nuruyla taçlandırmak gerekirse, yüzümüzü hemen Kaf Suresi 9. ayet-i kerimesine döneriz: ​"Gökten bereketli bir su indirdik, onunla bahçeler ve biçilecek ekinler bitirdik." ​Rahmetin İlk Damlaları: Asr-ı Saadet ​Yağmur, semanın yeryüzüne sunduğu en saf, en hesapsız ikramdır. Kur'an'ın "bereketli bir su" olarak vasfettiği o ilk damlalar, çölün sıcağından kavrulmuş, cehaletin ve adaletsizliğin kuraklığında çatlamış bir coğrafyaya, Asr-ı Saadet’e düştü. ​Efendimiz (s.a.v.) ve onun sadık ashabı, o yağmurun ilk damlalarıydı. Toprakla buluşur buluşmaz kuraklığı bitiren, adanmışlıkla, aşkla ve sarsılmaz bir imanla yeryüzünü yeşerten öncülerdi. Onlar, nebevi membaın hemen başındaydılar; suyun en berrak, en coşkun aktığı demlerde yetiştiler. Dünyanın gördüğü en muhteşem manevi bahçeleri kurdular. Adalet, merhamet ve güzel ahlak, o ilk damlaların bereketiyle yeryüzüne kök saldı. ​Zamanın Ötesine Akan Nehir: Ahir Zamanın Garipleri ​Ancak yağmur, sadece başladığı yeri ihya etmekle kalmaz; akıp gittiği, ulaştığı en uzak vadileri de besler. Hadis-i şerif, tam da bu noktada kalbimize bir ümit aşısı yapar. Yolun sonunda, ahir zamanın o hercümerç içinde, günahların ve fitnelerin sağanak gibi yağdığı bir iklimde gelecek olan "sonrakileri" müjdeler. ​Kaf Suresi'nde buyrulduğu gibi, o gökten inen bereketli su, zaman nehirlerinden akarak asırlar sonrasının
Kuşları Vurdular
kuşlar uçarak gidiyorlar ölüme gökyüzü grileşti önce sonra boğdu hüzün güneşi girdabında duydum ölümün vaveylası nasıl da ürperdi içim ve gördüm o sis bulutunu dürülerek inerken kanatlarına ayaklarımın altında tepeleyip ölümü yükseldim yağmurlara taş kesilmiş soluğumla ölümü sordum kuşlara ateş alıp canevimden tek kanatlı düş'tüm uçurumlara ölüm Gazze'den'ince zulüm kılıçtan keskin adalet boyun eğmiş kuzgunlara günbegün şavkımaları sönüyor kuşların vurulan kim, bilmiyor hiç kimse kim, bu tabuta sığmayan bedenler kim'e ait toprağın sardığı gül bahçeleri yağmurdan bîhaber, harabelerden yükseliyor kuş sesleri
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen ateşteydin îbrahim ( r.a) , sorana neden gül bahçesindeydim diyordun
Osmanlı uyuyarak kazanmadı zaferlerini Lala Mustafa paşa komutasındaki osmanlı donanması kıbrısın limasol limanına ulaştığında tarihler 2 temmuz 1570 i gösteriyordu ordular adanın fethini tamamlamıştı lefkoşa girne fethedilmişti Derin tarih sayı 124 temmuz 2022 Gece köpek havladı kediler miyavladı Suna teyzem ak saçlı ninem uyanmadı Hor hor horlarsın suna teyze Uyuyan insandan ne kalır geride Suna Ninem etme vaktini zayi İnsan bilmez iki şeyin kıymetini Biri sağlık biride vakit ikiside inci gibi Resulullahın hadislerini servet bilelim Suna ninem kalkki ülkeler fethedelim Uyumak ve horlamakla geçermi yıllar Saça ak dolunca pişmanlıklar başlar Suna teyzem ibretle dinle kıbrısın fethini Osmanlılar senelerini uyuyarak geçirmedi Tarih 2 Temmuz 1570 i gösteriyordu Kıbrıs işte bu tarihlerde fetholundu Donanmalar kurduk adalar fethettik Kedileri sevip köpekleri besledik Suna Nene uyan kalk bir köpeğe su içir Köpeğe su verenin hikâyesi ibrettir Osmanlı-Venedik Savaşı Kıbrıs Seferi Açtık sancağı şerifi okuduk yasinleri 1570-73 yılları arasında çıktık sefere Papalık maşrapalık döktük denize Venedik ispanya üzerimize gelirken
Şiir
Hastalıklara çelik yelek brokoli çorbası İnsanlara kendilerini kaplayan bir sıkıntıdan sonra bir rahmet taddırdığımız zaman bizim ayetlerimiz hakkında onların derhal bir kötü hareketleri vardır. Nasuhi bilmen tefsiri Nasuhi Bilmen tefsirinde şunu der insana bir sıkıntıdan sonra rahmet tattırdığımız zaman Allah Tealanın bizlere tattırdığı bu eşsiz rahmetlerden biriside hiç şüphesiz beden ve vücut sağlığımızdır Hipokratında ifade ettiği gibi Bırakın yiyecek ilaç olsun, ilaç da yiyecek olsun işte vücut ve sağlığımızı koruyup kollamanın ilk şartıda temiz ölçülü sağlıklı dengeli beslenmekten ibarettir Değerli Ömer Nasuhi hocamız şunu tavsiye ediyor İnsan bir rahmet taddıdığı zaman onların ayetler hakkında derhal bir kötü hareketleri vardır Allah Tealanın hidayeti olmasa sofralar bu kadar güzel olur lezzet kazanabilirmiydi acaba hipokratın dediği gibi her yiyecek bir ilaçtır eğer bir yemeği doğruluk ve temizlik ölçüsüne sadık kalarak yaparsanız en şifalı ilaç en temiz gıda olur cenabı hak her yarattığı esma sıfatı ile donatmıştır toprak soframızı sebzelerle meyvelerle süslerken bizede Allah Tealanın yarattığı zengin nimetleri ikram etmek kalır işte ramazanda iftar sofraları mükemmel bir tarif arıyorsanız brokoli çorbası tam size göre bir lezzet olabilir lahanagillerden sağlıklı bir sebze olan brokoli hem çorba hem salata olarak çıkar karşımıza brokoli çorbası havuçla birleşince hastalıklara karşı çelik yelek etkisi yapar dirençli kılar Her iş besmele ile anlam kazanır Gerçek din yüce Allahın bir kanunudur Nasuhi Bilmen Büyük islam ilmihali Gerçek din Allahın kanunudur diyor ömer Nasuhi Bilmen tefsirinde hakiki din insanı lezzet ve berekete götürür ramazanı şerif ruhunu özünde yaşayan sokaktan gelen kötü kokudan sakınarak kendini cenabı Hakka teslim her güzel işe önce
Din
Berat gecesinin hürmetine affet bizleri Bu gece acziyetle, yöneldik Rabbim sana Çekilen zikirleri, kabul eyle Ya Rabbim Dualar kabul olsun, affet, sen kullarına Temizlensin günahlar, Miraç ile Ya Rabbi Alıntı Ziya Hoca mübarek berat gecesinde ailesinide almıştı yanına ilk önce bir abdest aldılar hanımı zehra sultan ona su ikram ne güzel bir ikramdı abdest alırken eşinizin size yardımcı olması ziya hoca yüzüne suyu çarpınca yüzünden günahlar silindi gitti zehra teyze sonra aynı temizlik ve serinlik veren suyu ziya hocanın eline tuttu sanki bu su bizlere gökten inşirah olarak indirilmiş nereye dokunsa serinlik veriyor küçük mehmetin başını okşadı ziya hoca ve bak ey saray gibi olan şu hanemin ve ailemin güzel insanları Mevlâ bizleri güzel bir öğüde hikmetli bir yola çağırıyor işte bu yol Kuraan yoludur sonra mukabeleye oturdular Kuraan okunan evler o güzel kokan cennetlere benzer diyen zehra sultan kızı makbuşun getirdiği Kuraanı azimüşşanı 3 defa öpüp mukabeleye başladı Hak Teala hazretleri Nahl suresi ayet 125 te buyuruyor ey Resulüm insanları Rabbinin yoluna islama hikmet ve güzel öğütle çağır işte bu berat gününde bir aile oturmuş kuraan bülbülü olmuş kuraanın gül kokusuna konmuştu ve ziya hoca kuraan cüzünü bitirip ailesine döndü zehra sultan şunu dedi berat yükten kurtulmak ve bağış isteyip günahları hafifletmektir Ya Rab zikirlerimi kabul et bu gecenin hürmetine dualar kabul olsun sen kullarını affet inşAllah Akı karayı en iyi Allah biliyor Ey, hüsnün, çilenin, sabrın sesi Sıcak çöllerin ılık nefesi Efendiler birer gül sen GÜLLERİN EFENDİSİ Topraktan ateşe gül düştü, gülden ateşe yaş düştü, Sonunda bizim payımıza Ateş gibi yanan gül düştü Gül Şiirleri İskender Pala Ziya hoca hem gül yetiştiriyor hemde kendi evini bir mektep bir okul biliyor ilk sözü
Din