Ahlaki açıdan daha güçlü olduğumuzda, güç kullanma ihtiyacımız da azalacaktır zira siddete başvurmak güçlülerin degil, zayıfların tercihidir. Cebren yapılamayacak seyler, cömertlik, tutarlılık ve cesur duruşla yapılabilir.
Kamuoyu psikolojimizden iki şeyi defetmemiz gerekiyor: Mucizelere inanmak ve yabancılardan yardim beklemek.
İnsanlarin çalışma ve bilgi yoluyla elde ettikleri haricinde, mucize diye bir seyden bahsedilemez. Mucizevi yollarla düşmanları kovacak, fakirliği ortadan kaldıracak ve refah ve aydinlanma tohumlari ekecek hiçbir mehdi yoktur. Mehdi, tembelligimizin hatta imkanlarmiza ve mücadele vasitalarimiza nispeten zorluk ve problemlerin orantısız derecede büyük olduğu durumlarda, içimizde büyüyen güçsüzlük hissinin doğurduğu sahte umudun adıdır.
"Cemaatte kimse yalnız değildir," ifadesinin iki açıklaması vardir: Kişi,ne dilediği her seyi yapabilecek kadar yalnızdır ne de maddi ve manevi desteğe ihtiyaç duyduğunda bir basına kalacak kadar yalnızdır. Eğer Müslüman başkalarının varlığını hissetmiyorsa, orada Müslüman toplum ideali başarılmamış demektir.