“Allah’a hamdolsun. Allah’a hamdederim ve O’ndan yardım dilerim. Nefislerimizin şerlerinden ve kötü amellerimizden Allah’a sığındık. Allah’ın hidayet ettiğini kimse saptıramaz. Allah’ın doğru yola uzak kıldığına da kimse hidayet edemez. Allah’tan başka ilâh olmadığına şehâdet ederim. O birdir, şeriki yoktur. Kelâmın en güzeli Allah kelâmıdır. Kimin ki Allah, kalbini Kur’an’la süsler
ve onu kâfir iken İslâm’a dâhil eder, o da Kur’an’ı sâir sözlere tercih ederse işte o kimse felâh bulur. Doğrusu Kitabullah, kelâmların en güzeli ve en beliğidir. Allah’ın sevdiğini seviniz. Allah’ı canı gönülden seviniz. Allah’ın kelâmından ve zikrinden usanmayınız. Ve Allah’ın kelâmından kalbinize kasavet gelmesin. Zira Kelâmullah, her şeyin en güzelini, en iyisini ayırıp seçer. Amellerin hayırlısını ve kulların güzidesi olan peygamberleri ve kıssaların iyisini zikreder; helâl ve haramı açıklar. Artık Allah’a ibadet ediniz ve O’na hiçbir şeyi ortak
koşmayınız. O’ndan hakkıyla sakınınız. Hayırlı işler işleyiniz ve bu iyi işleri diliniz de teyit etsin.“Allah’ın kelâmıyla birbirinizi seviniz. Muhakkak bilmelisiniz ki Allahü Teâlâ ahdini bozanlara gazap eder. Allah’ın selamı üzerinize
olsun!”
Öyle ise yarım hurma ile de olsa cehennemden kendisini korumaya gücü yeten kimse, hemen o hayrı işlesin! Onu bulamayan da güzel bir sözle kendisini korumaya çalışsın. Çünkü bir iyiliğe on mislinden yedi yüz misline kadar sevap verilir! Selam ve Allah’ın rahmet ve bereketleri üzerinize olsun!
“Ey insanlar! Kendiniz için önden âhiret azığı olacak şeyler gönderiniz. Biliniz ki her biriniz ölecek ve davarını çobansız bırakacaktır! Sonra Rabbi ona aracısız olarak: ‘Sana Resûlüm gelip emirlerimi tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verdim, ihsanda bulundum. Sen kendin için (ahiret azığı olarak) ne gönderdin?’ buyuracak. O da sağına soluna bakacak, hiçbir şey göremeyecek! Sonra önüne bakacak. Önünde de cehennemden başka bir şey göremeyecek!