Güvence içinde, varlıklı ve huzurluyken, yaşamın aynı zamanda aşırı heyecan, şaşkınlık ve her şeyin tepetaklak olması anlamına da gelebileceğinin farkına varamamışlardı. En kara gecelerinde bile insan denen varlığın ne kadar tehlikeli olabileceği, öte yandan da onun tehlikelerle baş ederken ve bir bir sınavlardan geçerken nasıl bir güç sergileyebileceği girmedi rüyalarına. Yaşamın en şiddetli akıntılarına sürülen bizlerse huzur denen şeyin, güvenliğin bir çocuk rüyasından ibaret olduğunu bilen bizlerse, her an ortaya çıkan yeni durumun verdiği ürpertiyi her bir hücremizde hissettik.