"Karanlıkta iki gölge, umutsuz, ağır alacakaranlıkta birbirine uzanıyor. Elleri birleşiyor ve ışık, yüz altın kupadan dökülen bir güneşmişçesine sel olup yayılıyor."
"Gözümün ışığı, dedim, gözümün ışığı, dünyanın ışığı, sen busun işte, hayatımın ışığı. Gözümün ışığı ne demek, bilmiyordum ve bir parçam böyle safsata bir lafı nereden bulduğuma şaşıyordu; ama böylesine saçma sapan bir şeydi şimdi gözlerimden yaş getiren"
-Take your foolish little dream in your heart and go, please go!
+What is it? What's wrong my dear?
-You know nothing about me.You've known me only 3 weeks.
+3 weeks? Catherine i've known you all my life