İlk incelememi yapıyorum, belki uzun belki kısa olur bilmiyorum. Şunu söylemem gerekir ki 'TUTUNAMAYANLAR' I anlamak, anlatmak, yorumlamak basit değil. Kitap bize gül bahçeleri vadetmiyor.
Kitabı büyük bir şevkle okumaya başlamak kitabın yarısına gelmeden kitabı terketmek kolay yol. Sabırlı davranmak gerek. Selim'e, Turgut'a, Günseli'ye, Süleyman Kargı'ya ayıp etmeyelim. Şarkıları okurken içiniz geçmesin aman! Selim onları yazarken az uğraşmadı. Süleyman Kargı o şarkılara kötü bakmadı. Şarkıları okurken sabır edin. Kitabı terk etmeyin. Selim'in yaşadıklarına şahit olmadan, Turgut'un hislerini öğrenmeden, Olric'e sevginizi vermeden kitabı rafa kaldırmayın. Selim'in yaşadıklarına şahit olun, Turgut'un hislerini öğrenin, Olric'i sevin. Sonra kitabı kaldırın rafa. Hergün kitabın tozunu almayı ihmal etmeyin.
Kitap bittiğinden beri kendimi bir değişik hissediyorum. Kitabı layığıyla okumamış gibi hissediyorum sanki. Bir tarafım eksik gibi hissediyorum. Kitaba baktığımda kitap bitmemiş gibi jaldığım yerden devam edecekmişim gibi geliyor,içimde toz bulutları uçuyor, bu toz bulutları gökyüzümü görmemi engelliyor sanki. Oğuz Atay'a doyamamış olabileceğimi tahmin ediyorum. Belki Selim'de kendimi gördüğüm hadiseler bana yeterli gelmiyor. Bilmiyorum. Sadece bir belirsizliğin içindeyim kitabın bitirdiğimden beri. Bu belirsizliği Oğuzcum Atay'ın diğer romanlarında yitirebileceğimi umuyor, en kısa sürede Tehlikeli Oyunlar'ı okumayı temenni ediyorum.
Kitaba gelince:
Cesur olun, sabırlı olun, kitabı bitirmek için çava sarfedin. Ve bar kızı Leyla kendisine yüz vermedi diye intihara teşebbüs ederek beynine iki kurşun sıkan fakat ancak kafatasını delerek alay edenlerden kurtulmak için bütün hayatınca yolda kalpak giyerek dolaşmak zorunda kalan meyhaneci Hızır ve onunla birlikte ortaokulda