Macera...
9/10
·532 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:44
Sevgili okurlar, sevgili yazarlar, sevgili Nautiluslular, sevgili Romalılar... Bilim kurgu eserlerin muciti sayılan Jules Verne'in en çok bilinen bu romanında; Kaptan Nemo kontrolündeki Nautilus isimli bir denizaltı gemisinin denizlerdeki ve okyanuslardaki maceralarına tanıklık ediyoruz. Denizaltının sürpriz konukları arasında yer alan bilim adamı Pierre Aronnax'ın ağzından anlatılan ve Aronnax, uşağı Conseil, Kanadalı mızrakçı Ned Land ve Kaptan Nemo etrafında ilerleyen romanda; kayıp Atlantis kıtasından Kızıldeniz'e, Akdeniz'den Güney Kutbu'na kadar tuzlu suların hakim olduğu her yerde maceralar hiç bitmiyor. Çocukluğumun kitabını, hayallerimin kitabını yeniden okumanın mutluluğu ile herkese bu kitabı okuması tavsiyesinde bulunuyorum. Benim için yorucu olan, sayısız balıkların ve sualtı bitkilerinin anlatıldığı, sınıflandırıldığı kısımları saymazsak kitap son derece akıcı. İyi okumalar diliyorum.
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202116,3bin okunma
Atatürk ve Mu Kıtası
Puan vermedi·240 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:21
Atatürk ve Mu Kıtası ilk bakışta Mu Kıtası'nın varlığını kanıtlamaya çalışan bir eser gibi görünse de aslında daha çok Atatürk'ün bu konuya neden ilgi duyduğunu, hangi kaynakları okuduğunu ve hangi soruların peşinden gittiğini anlatıyor. Kitap boyunca James Churchward'ın Mu Kuramı, Tahsin Mayatepek'in raporları, Güneş Dil Teorisi, Türk Tarih Tezi ve Atatürk'ün bu konulara yaklaşımı inceleniyor. Churchward'a göre Mu, Pasifik Okyanusu'nda batmış çok eski bir kıtaydı ve insanlığın ilk büyük uygarlığı burada ortaya çıkmıştı. Hatta ona göre ilk din, ilk vahiy ve ilk yüksek kültür de Mu kaynaklıydı. Kitapta bu görüşlerin detaylarına yer verilse de yazar bunları kesin gerçekler olarak sunmuyor. Benim kitapta en dikkat çekici bulduğum nokta, Atatürk'ün Mu Kuramı'yla ilgilenmesinin çoğu zaman sanıldığı gibi "Mu'ya inanması" şeklinde yorumlanamayacağı oldu. Kitaptan anlaşıldığı kadarıyla Atatürk, Mu meselesini bir inanç konusu olarak değil, tarih, dil, din ve uygarlıkların kökeni hakkında cevap aradığı büyük soruların bir parçası olarak ele alıyordu. Churchward'ın kitaplarını okuyor, bazı yerlerin altını çiziyor, raporlar hazırlatıyor ve farklı görüşleri karşılaştırıyordu. Kitap aynı zamanda Atatürk'ün din konusundaki yaklaşımına da ışık tutuyor. Bir yandan Hz. Muhammed'in tarihsel rolüne ve İslam'ın insanlar üzerindeki etkisine saygı duyan ifadeler kullanırken, diğer yandan dinlerin kökenini araştıran, sorgulayan ve tarihsel açıdan inceleyen bir tavır sergilediği görülüyor. Bu yönüyle Atatürk ne sadece geleneksel bir din anlayışının içinde kalıyor ne de konuları yüzeysel biçimde reddediyor; daha çok anlamaya ve araştırmaya çalışıyor. Eserde beni düşündüren diğer konu ise insanlık tarihinin bilinen sınırlarının gerçekten ne kadar geriye uzanabileceği sorusu oldu. Mu Kuramı
Duygu ve Düşünce
Atatürk ve Kayıp Kıta MuSinan Meydan · İnkılâp Kitabevi · 20191,296 okunma
Reklam
8/10
·532 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:36
Merhaba arkadaşlar. Sonunda sıra geldi bizim çocukluğumuzun efsanesine. Hepimizin bir kere dahi olsa okuduğu, minicik baskılarıyla hafızamıza kazınan o efsanenin tam çevirisine. Başlamadan önce ne hissediyorsam bittikten sonra da aynılarına hatta daha fazlasına sahip olduğum eserlerden biri. Onun bilim kurgu yönü o kadar gelişmiş ki artık, onu tanımadıklarından kesinlikle emin olduğum birkaç kişinin yorumuna da özellikle bakmayı tercih ettim. Kimdi o eskimiş bunlar artık zamanı geçmiş teknolojiler gibi bir yorum vardı. Buna çok güldüm. Sorun şurada, bu kitap yazıldığında denizaltında anlatılan teknoloji aslında hiç yoktu arkadaşlar. Beni güldüren kısım da tam olarak bu. Hiç var olmayan bir şeyden sanki varmış gibi bahseden, daha sonrasında bu icat yapıldığında da benzer özelliklere sahip olması uzun yıllar alan bir teknoloji için ‘Bu eski’ diye eleştiri yapılması. Yani buradan ne anlıyoruz? Herkes bilgi sahibi olmadığı konuda bir yorum sahibi. Yani insanlar konuşur, biz kendi işimize bakalım diyebiliriz. Demeliyiz. Kitaba geldiğimizde -nihayet- Nautilus adında denizlerde yolculuk yapan bir denizaltı ve onun kaptanı Nemo ile kurtarılan 3 kazazedenin yolculuğuna konuk oluyoruz. Öncelikle en başa yani 1866 yılına uzanalım. Ve bu kazazedelere odaklanalım. Öncelikle denizlerde korkunç bir canavarın ortaya çıktığı haberi yayılıyor. Pek çok gemi kazasından sorumlu olan bu canavar için çeşitli teoriler ortaya atılırken denizlerde sigorta yapan şirketlerin hızlıca fiyat arttırmaya gitmelerinin kitabın içine sokuşturulması da gizliden bir kapitalist eleştiri olarak karşımıza çıkıyor. Ama buna şaşırmıyorum. Hatta daha ileri gidip bizim içimizde de böyle alçak insanlar olduğunu, bir yangın çıktığında 50 liralık eldiveni 500’e sattıklarını kim inkar edebilir? Deprem olduğunda (6
Denizler Altında Yirmi Bin FersahJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201916,3bin okunma
Puan vermedi·568 syf.··
2018 39. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2018 00:00
#atlantisgeni elimde çok uzun zamandır dolanan bir kitap oldu. Kesinlikle kitabın akmadığından değil, benim okuma şartlarımdan kaynaklanan bir gecikmeydi malesef. Hakkını vermek zorundayım, çok beğendiklerim arasına girdi. Konusu, kurgusu, akıcılığı müthişti. Sürekli bir merak ve sır hakim oluşu daha çok hoşuma gitti. Kıyaslamak gibi değil kesinlikle ama bence Dan Brown okumayı sevenler (ki ben bayılırım) bu kitabı da mutlaka sevecektir. Onun kitaplarında ki gizemi, aksiyonu, eski tarihe değinmelerini anımsattı bana. Bu da ekstra sevmeme sebep oldu. Kitabın konusunda -yok- yok. Modern insan ve insanın dört alt türünden başlayan bilimsel belgeler, evrim, büyük sıçrama, akıl oynatan teoriler, gizemli bir günlükle ortaya çıkan lahitler, insan türünü kurtarmak için yine insanlar üzerinde yapılan ölümcül deneyler, tabletlerde bir günleri bir yıla denk gelen uyanmayı bekleyen atlantis genine sahip olanlar, yaratılış efsanesi mi yoksa bir tarihi belge mi diye düşündüren anlatımıyla, yok olmaya yüz tutan dünya nüfusuyla müthiş bir bilim kurgu... En sevdiğim tarafı yazar notunda kitabın kahramanlarını sayarak 'neler bekliyor göreceğiz' demiş. Seri olacağını bilmeden okuduğum için ayrıca sevindim Kısacası tavsiye ediyor, keyifli okumalar, huzurlu akşamlar diliyorum... 26.04.2018
Atlantis GeniA. G. Riddle · Pegasus Yayıncılık · 201879 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 41. kitabı
Yazıldığı döneme göre inanılmaz derecede ileri görüşlü bir kitap ancak karakterler ve olay örgüsü biraz zayıf kalmış. Bir roman olarak değil de, "17. yüzyıldan geleceğe yazılmış bir düşünce deneyi" olarak okunduğunda çok daha etkileyici oluyor.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Zeplin Kitap Yayınları · 20203,393 okunma
Kayıp Kıta Mu ve Türkler..
9/10
·240 syf.··
2026 33. kitabı
Sinan Meydan’ın Atatürk ve Kayıp Kıta Mu adlı eseri, Mu kıtasını doğrulamak ya da reddetmekten ziyade, bu fikrin modern dönemde nasıl üretildiğini ve özellikle erken Cumhuriyet dönemindeki tarih arayışlarıyla nasıl ilişkilendirildiğini anlamaya odaklanır. Kitapta Mu, Pasifik’te batmış kayıp bir uygarlık olarak ele alınır ve bu anlatının sadece popüler bir efsane düzeyinde kalmadığı, bazı entelektüel çevrelerde insanlık tarihinin kökenine dair büyük bir açıklama modeli gibi değerlendirildiği gösterilir. Özellikle Türklerin kökeniyle ilgili alternatif tarih anlatılarında, Türklerin çok eski bir uygarlığın devamı olduğu veya dünya medeniyetinin başlangıcında yer aldığı yönündeki iddiaların bu tür teorilerle birlikte tartışıldığı aktarılır. Bu noktada Mu, yalnızca bir kıta iddiası değil, aynı zamanda köken ve kimlik tartışmalarını besleyen bir düşünsel çerçeveye dönüşür. Mustafa Kemal Atatürk dönemine dair bölümde kitap, 1930’lu yıllarda Türk Tarih Tezi etrafında gelişen geniş araştırma atmosferine odaklanır. Bu süreçte farklı coğrafyalarda Türklerin izlerini arayan çalışmalar yapılmış, Amerika kıtası ve Asya arasındaki kültürel benzerlikler üzerinden çeşitli tarihsel bağlantı denemeleri ortaya konmuştur. Kitap, bu faaliyetlerin Mu kıtasını kanıtlama çabası değil, daha geniş bir “köken araştırması” ve tarihsel alternatif üretme girişimi olduğunu vurgular. Bu çerçevede Tahsin Mayatepek tarafından Meksika’da hazırlanan raporlar da önemli bir örnek olarak ele alınır. Bu raporlar, yerli kültürler, mitler ve tarihsel anlatılar üzerinden Türklerin eski dünya ile olası bağlantılarını inceleyen bir araştırma sürecinin parçası olarak değerlendirilir. Kitapta bu belgeler, dönemin bilgi üretme biçimini ve tarihsel merak alanlarını göstermesi açısından önemlidir. __Sinan
Atatürk ve Kayıp Kıta MuSinan Meydan · İnkılâp Kitabevi · 20191,296 okunma
Reklam
Reklam