Kim olduğunu, nerede bulunduğunu, kiminle birlikte olduğunu unutuverdi, kaç yaşında olduğunu da anımsamıyordu. Sanki tüm referans sistemleri yitivermişti. Ortada yalnızca bu yumuşak, yapış yapış, şekilsiz şey vardı: yaşam. Var olmanın kesinliği, kaba ama ilkel, tümden hiçlik dolu, hiçbir hedefi olmayan. Hayatın kendisinden başka bir şey olmayan: aptalın aptalı yaşam.