yağmurlar yağardı uzun uzun. göğü senin saçlarında koklardım. garip, örneğin güneşin doğuşunu senin yüzünde izlemek gibi garip alışkanlıklarım vardı. o zamanlar henüz çözülmemişti dünyanın bütün sırları. bu kadar kolay değildi yadsımak. sen kollarımda bir ırmak gibi akmayı benimsedin; hep öyle kalmayı. bense, ırmakların denizlere, okyanuslara taşındığına inanırdım - hala da inanırım. bilirsin, bir tek yağmur damlasında bile boğulmaktır benim tek ayrıcalığım.
sana hiç kullanılmamış sıfatlar yakıştırırdım; şimdi bütün sıfatların ötesinde sevdiğim sevgili. bedenini bir dünya olarak dolaştığım, dağları, uçurumlarıyla sarıp sarmaladığım. nerdesin şimdi? nerde yoksun ki? uzun, upuzun bir yağmur yağıyor yaşamı boyunca insanın. yüzeyde kalan her şeyi alıp götürmek, derinlerdeki duyguları beslemek için. yağmur benim adıma yirmidört yıl üç ay altı saattir yağıyor ve nerde dinecek bilmiyorum artık. sen bu yağmurun neresindesin? bütün unutmaları denedim, sonsuza dek anımsayacak kadar. sevgilim, hep varolan yitikliğim benim.
Ahmet Erhan - Yağmurlar