Bir soba temizlenip de iyi odunlarla doldurulursa, “Elimden ne gelir ki?” diye sormaz. Evi ve evdeki insanları ısıtır. Siz de, şu soğuk hayatımızda ruhlara sıcaklık veren canlı sobalar olun.
Herkes, hayatın ağırlığından, acı verici oluşundan, düzensizliğinden yakınıyor, ama hiç kimse bir hayat inşa etmek, onu daha iyi kılmak için hiçbir şey yapmak istemiyor. Sanki biz bu hayatın dışarıdan izleyicileriyiz de bu kadere gözlerimizi kapamak zorundaymışız gibi.
Ülkelerin gücü ya da güçsüzlüğü, ulusların yeşermesi ya da solması, sadece adil idareden veya idarenin işe yaramazlığından kaynaklanmaz. İdareciler, ister iyi ister kötü, ister kahraman ister zalim olsunlar, daima kendi uluslarının içinden çıkarlar; ulusal ruhun kopyasıdırlar, kendi uluslarından doğarlar. Ulusları nasılsa, onlar da her zaman öyledirler. Bu yüzden çok uzun zaman önce, her ulusun hak ettiği iktidara ve idarecilere sahip olacağı söylenmiştir.