İnsanı yücelten ve soylulaştıran, haysiyet, bağımsızlık, düşüncelerden dönmeme, bir kanı sahibi olma, her şeyi serbestçe ortaya koyma gibi şeyler, bugünkü koşullar altında çoğunlukla suç ve hatta sayılır. Çok zaman bu nitelikleri taşıyanlar zarar görürler. Bunları saklıyamanlar kötülüğe uğrarlar. Çok kimse bunlara alıştığı için küçüldüğünü bilir. Elbette köpek, kızdığı zaman kendisine sopa atacak bir efendisi bulunmasını olağan karşılar.
Kitle ne kadar ahmak olursa, ona egemen olmak ve onu yönetmek öylesine kolaylaşacaktır. ''En aptal işçi en sevdiğimiz kimsedir'' diyor büyük toprak sahipleri. Bu cümlede baştan başa bir plan yatar.
Her egemenlik, kendisini çoğunluğun onaylamasını sağlamak zorundadır. En sınır tanımaz despot bile, genel hukuk bilincini kasten hesaba katmazsa, sürekli olarak egemen olamaz.
Bir ulusun fiziksel gelişmesinde başlıca etkiyi iklim, toprağın niteliği ve beslenme yapıyorsa, onun fikir gelişmesini etkileyen de ekonomik ve sosyal biçimlenmelerdir. Fiziksel gelişmesi, elverişli dış koşulların ona yaptığı yardım ölçüsünde olur. Bu koşullar arasında yeterli bir yaşayış sağlamanın pek güç olmadığı, olayları ve etkileri bakımından hayalden çok aklın gelişmesine elverişli, yabancı ya da eski kültürel etkilerin yeni ulusun kavrama gücüne karakterine uygun ve ona eski kültürler etkilerin kabulünü kolaylaştıracak biçimde ortaya çıktığı bir doğa vardır.