Rus modernleşmesi Rusların devlet zoruyla Avrupalılara benzetilme çabasıdır. ... Rus tiyatrolarında sergilenen eserlerde lisanları, âdetleri, tavırları, müzikleri ile Rus olmak gülünç olmakla eş tutularak hicvedilir. Buna göre mesela Rus serfleri aşktan anlamazlar, birliktelikleri olsa olsa biyolojik şeydir. … Figes’in tabiriyle kendilerini yabancıların yanında evde gibi hissedebilmek için çaba gösterirken kendi evlerinde yabancı olmuşlardır. 18. yüzyılın Rus soyluları için Fransızlar, harfiyen taklit edilmesi gereken rol modelleri; Paris ise neredeyse bir hac destinasyonudur. Bu Batılı olma mücadelesinden en ağır hasarı Rusça alır. Rus soylu ve bürokratları çok az Rusça bilirler. 19. yüzyıla gelindiğinde mesela Rus dış politika kuramcısı, Rusya’nın Paris Büyükelçisi, Viyana Kongresi’nde murahhası ve sonra da Rusya Dışişleri Bakanı olan Nesselrode (1822-1856) dahi Rusça bilmez. Rus soylu ailelerin fertleri, çocukken dadılarından öğrendikleri Rusçayı neredeyse sadece evlerinde çalışan hizmetçilere emir vermek için kullanırlar. ... Rusça konuşmak sadece evlerde değil okullarda da yasaklanır. Kız lisesinde Rusça konuşurken yakalanan kızlara yanlarında kırmızı teneke bir zil taşıma ve sınıfın köşesinde bir ahmak gibi ayakta durma gibi cezalar verilir.