Edebiyatın İyileştirici Gücü

·
Okunma
·
Beğeni
·
47
Gösterim
Adı:
Edebiyatın İyileştirici Gücü
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257854351
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Edebiyatın İyileştirici Gücü Kısa Özet
Yazmanın ve okumanın insan üstünde iyileştirici bir etkisi olduğu hem yazarlar hem de okurlar tarafından sık sık dile getirilir. Meseleye *hikâyeler kurmak* açısından baktığımızda bile mesela hayal kurmanın, masallar anlatıp dinlemenin üzerimizde *terapi gibi* bir etki yarattığı, bize teselli ve umut verdiği herhalde inkâr edilemez.

Ahmet Sarı, Edebiyatın İyileştirici Gücü’nde engin birikimi ve yazmak üzerine, okumak üzerine derin mütalaalarıyla kurmacanın bizi hayata daha çok bağlayan, acılarımızı daha katlanılır kılan, bizi *iyileştiren* tarafını ele alıyor.

İlgi alanı Rilke’den Kafka’ya, Bernhard’a, Hölderlin’e; oradan tarihe, psikanaliz ve felsefeye uzanan Edebiyatın İyileştirici Gücü; bizi edebiyat-terapi ilişkisini birçok alandan sayısız anekdot, tanık ve örneği inceleyerek kurmacayı, edebiyatı, onların üzerimizdeki etkisini ve bizzat kendimizi sorgulamaya çağırıyor.
144 syf.
·Beğendi·9/10
- Harfler henüz zihnimizde kelimeler oluşturduğunda bile sağaltmak, sanki iyileştirip dönüştürmek için kaynar durur. Ne zaman ki yazar kelimeleri yan yana getirip anlamlı cümleler oluşturur ve ne zaman okur o cümleleri kendi ruhunun donmuş, kan tutmuş ya da pörsümüş yerlerine bastırır, terapi başlamış olur.

Kafka' nın böcek örneğiyle kendi ruhunu bir nar gibi yarması, Goethe'nin Werther'i intihar ettirerek kendi intiharını engellemesi, Schopenhauer'in klasik metinler okuyarak sakinleşmesi, Kur'an'ın İnşirah, Felak, Nas gibi muavvizeteyn yani sığınma sûrelerine sahip olması, Tolstoy'un Anna Karenina'yı trenin önüne atıp ruhsal rahatlama gerçekleştirmesi, Dostoyevski'nin içindeki kötümser duyguları Raskalnikof karakteriyle baltalaması harflerin, kelimelerin, cümlelerin ve dolayısıyla kitapların ne muazzam birer sağaltıcı olduğunun ispatıdır.

Şöyle diyor Ahmet Sarı, bu nefis kitabında: "Dilin ister şifâhi olsun, isterse de yazılı olsun insana dokunduğu, insana tesir ettiği bilinmektedir. Dilin insanı dönüştürdüğü fikri reddedilemez. Yazının çıktığı kaynak nasıl bir ruh taşıyorsa, yazının varacağı uğrak yeri de bir ruh olacaktır. İşte bu yüzden yazı ve söz yürekten yüreğe vararak canlılık bulur."
144 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Benim severek okuduğum, yazarının bir sohbetini dinliyormuşum gibi hissettiğim, edebiyatın her alanının insan psikolojisi üzerindeki sağaltıcı ve terapötik etkilerinden bahseden bir deneme çalışması.
İyi sözle bir gül bahçesine dönen ruhun, kötü sözle kendi içine kapanan, yara alan ruhun da şifası yine sözcüklerdir.
Bir insan ancak insanlık öyküleri ve durumlarına kulak kesilerek kendini varoluşsal bir şekilde olgunlaştırabilir. Edebiyat, felsefe bizlere bu türde yaşanmışlıklar bahşeder. Bu yaşanmışlıklar aslında kendi yaşanmışlıklarımızdır.
insan hayalini ne kadar geniş tutarsa gerçekleşmediğini gördüğünde o denli bir boşluğa düşer. düş kırıklığına uğramamak için insanın beklentilerini minimalize etmesi gereklidir. böyle davranan biri yaşamın kusurlu yanlarını bildiğinden her şeye hazırlıklıdır
...insan bir hikayenin içinde, bir hayal dünyasında yaşayabilecek kadar şanslıysa, gerçek dünyanın acıları sona erer. Çünkü hikaye devam ettiği sürece gerçek yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Edebiyatın İyileştirici Gücü
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257854351
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Edebiyatın İyileştirici Gücü Kısa Özet
Yazmanın ve okumanın insan üstünde iyileştirici bir etkisi olduğu hem yazarlar hem de okurlar tarafından sık sık dile getirilir. Meseleye *hikâyeler kurmak* açısından baktığımızda bile mesela hayal kurmanın, masallar anlatıp dinlemenin üzerimizde *terapi gibi* bir etki yarattığı, bize teselli ve umut verdiği herhalde inkâr edilemez.

Ahmet Sarı, Edebiyatın İyileştirici Gücü’nde engin birikimi ve yazmak üzerine, okumak üzerine derin mütalaalarıyla kurmacanın bizi hayata daha çok bağlayan, acılarımızı daha katlanılır kılan, bizi *iyileştiren* tarafını ele alıyor.

İlgi alanı Rilke’den Kafka’ya, Bernhard’a, Hölderlin’e; oradan tarihe, psikanaliz ve felsefeye uzanan Edebiyatın İyileştirici Gücü; bizi edebiyat-terapi ilişkisini birçok alandan sayısız anekdot, tanık ve örneği inceleyerek kurmacayı, edebiyatı, onların üzerimizdeki etkisini ve bizzat kendimizi sorgulamaya çağırıyor.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Özlem Çelik
  • Burhan Kâzım ÇALIK
  • Zeynep
  • şeyma.
  • Suhendan
  • e z g i
  • Kızıl lale

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0