aşırı kısıtlayıcı tutumlar da baş kaldırıcı davranışlarla sonuçlanır ve çocukta ana-babanın görüşleriyle uyuşmayan dış etkilere doğru bir yönelme görülebilir. önemli olan, çocuğun kendine özgü dünyası olan bir varlık olarak kabul edebilmektir.
birçok ana-baba, çocuklarını ne denli sevdiklerini sık sık dile getirirler. ancak, çocuğun sevgi ihtiyacı sözcüklerle karşılanmaz. bir insanı sevmek, onun gerçeklerini anlamaya çalışmayı da içerir.
kendi yetersizlikleri nedeniyle reddedici ya da aşırı koruyucu tutumlar gösteren ana-babaların çocukları ise kendilerine ayrı bir varlık olarak değer verilmediğinden kişiliklerini bütünleştiremezler. yetişkinliğe ulaştıklarında da çocukken doyurulmamış ihtiyaçlarını diğer insanlardan karşılayabilmek için umutsuzca çabalarlar.