çocukken kalabalık caddelerde yürüdüğüm zaman hep insanları izler ve “ya şu, bunun bir tanıdığının tanıdığıysa, öteki de onun bir tanıdığının tanıdığıysa dolayısıyla herkes birbirinin tanıdığının tanıdığıysa tüm insanlar aslında birbiriyle tanışmıyorlar mıdır?” diye düşünmeden edemezdim ve o zaman biri bana gelip gelecekte bununla ilgili bir roman yazılacağını söylese inanamazdım, inansam bile ortaya böyle fevkalade bir metnin çıkacağına katiyen akıl erdiremezdim.
olağanüstü, tadı damağınızda kalacak ve okumuş olmaktan zevk alacağınız bir eser çıkarmış ortaya ayfer tunç ve kendisine de hakkını vermek gerekir ki böyle bir metni yazmak için azimli olmak ve sebat etmek gerekir, öteki türlü ortaya çıkabilecek bir eser değil. aynı zamanda bu kadar çok kişiyi ve olayı teklemeden, karıştırmadan, hiçbir mantık hatasına mahal vermeden birbirlerine kusursuzca bağlamak yalnızca çalışmanın değil parlak bir zekanın da ürünüdür. bu romanla birlikte ayfer tunç’un yeryüzüne, insanları gözlemlemek ve bunu ustalıkla edebiyata aktarmak için gönderildiğinde bir kez daha şahit oldum. dilerim ki kalemi hiçbir zaman zeval bulmaz, benim çok beğendiğim bir roman oldu. hayatlar silsilesinden korkmayan herkese okumasını tavsiye ederim. esenlikler.