"Ana-babaya karşı duyulan ama şiddetle yasaklanmış olan yoğun çocukluk öfkesi başka insanlara ya da kendi benliğine kaydırılır, ama asla yok edilmez. Hatta uygun bir aktarma imkanı bulunduğunda kendi çocuklarına da yansıtılarak bulaşıcı bir hastalık gibi bütün dünyaya yayılır."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İncinmeye karşı normal olarak gösterilmesi gereken tepki, öfke ve acıdır. Fakat öfke duymanın yasak ve acıyı yaşamanın da insan yalnızken dayanılmaz olmasından ötürü çocuk, bu duyguları bastırmak, yaşadığı travmaya ait anılarını bilinç dışına itmek ve ona saldıranı idealleştirmek zorunda kalır."
"Doğruyu bulmak için yöneleceğimiz sesin, dışımızdaki Doğa'nın bize söylediğini sandığımız şeyden ziyade içimizdeki doğa, dışarıda ve yukarıda büyük, sert bir Tanrı'nın sözü sandığımız söz yerine içimizdeki tanrı olduğunu geç anlarız. Kainat'ın dışarıdan içimize taşınması; Tanrı'nın yukarıdan içimize, kalbimize inip yerleşmesi; iman budur."
"'Senin karşında çocuk yok!' diyerek, çocuğa karşı her tür muameleyi ,yalanı, sınırlarına müdahaleyi saygısızlığı, hatta istismarı da meşrulaştırmış oluyoruz aslında."