"... ve geriye dönüp baktığında bunca zamandır yaptığın şeyin bir portakalın başında durup sadece kabuğunu okşamaktan ibaret olduğunu görüyorsun. kabuğunun kokusuyla sarhoş oluyorsun, kabuktaki her bir gözeneğin farkında varıyorsun ama onu soymuyorsun, yemiyorsun. entellektüelliğin parfümünde kaybolup gidiyorsun. Kierkegaard'un bahsettiği Nünberg domuzları gibi, çimi eşeleyip başının üstünden arkana atıyorsun ama yemiyorsun onları. yaşadığın sorunları tam olarak "yaşamıyorsun" bile. sen sadece bir reactioner olarak hayatına devam ediyorsun. hayat sana bir şeyler fısıldıyor, bir şeyler yapıyor, sen de ona bir tepki veriyorsun. yaşamıyorsun."