Eyüpcan Işık

"... ve geriye dönüp baktığında bunca zamandır yaptığın şeyin bir portakalın başında durup sadece kabuğunu okşamaktan ibaret olduğunu görüyorsun. kabuğunun kokusuyla sarhoş oluyorsun, kabuktaki her bir gözeneğin farkında varıyorsun ama onu soymuyorsun, yemiyorsun. entellektüelliğin parfümünde kaybolup gidiyorsun. Kierkegaard'un bahsettiği Nünberg domuzları gibi, çimi eşeleyip başının üstünden arkana atıyorsun ama yemiyorsun onları. yaşadığın sorunları tam olarak "yaşamıyorsun" bile. sen sadece bir reactioner olarak hayatına devam ediyorsun. hayat sana bir şeyler fısıldıyor, bir şeyler yapıyor, sen de ona bir tepki veriyorsun. yaşamıyorsun."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Aynı Türden Bir Kalp ve Hayat"
GENÇ: O zama bana şunu söyleyin: Kendi öznelliğimizden kaçamazken "Başkasının gözleriyle görmek, başkasının kulaklarıyla duymak, hatta başkasının kalbiyle hissetmek" nasıl mümkün olabilir ki? Keşke lafı döndürüp dolaştırmayı bıraksanız! FİLOZOF: Adler öncelikle şöyle düşünün diyor: "Bu insanla aynı türden bir kalbim ve hayatım olsaydı ne olurdu?"
Sayfa 51
Bir noktasında "İyileşmenin böyle düz bir çizgide değil de spiral bir şekilde, gelgitleri ve döngüleri olan bir süreç olduğu fikri bence bu gelgitlerle ne yapacağını bilemeyenler tarafından söylenen, belirsizliğin karanlığına yakılmış bir umut mumu, bir avuntu cümlesi.", demek de iyileşme sürecinin parçası olabilir mi?
Doğmuş olmaya 'Evet.' demek. Bu cümle aklımı başımdan alıyor şu sıralar. Doğmamış olmayı dahi düşünemeyecek olan, hiçlik aleminde savrulup gitmekte olan bir nutfe olabilecekken - yani, "olmayabilecekken", hiç doğmamış olabilecekken- doğmuş olmak, buna evet demek. Nar gibi işlek, kırmızı damarlarımla atar ve yaşar bir halde burada olduğumun farkına varmak. Neredeyse düşünürken yeniden doğacağım.
Bugün hava ilk defa Louise Glück'ü yalanlayacak kadar güzel. "Dünyaya bir kez çocukken bakarız. Gerisi hatıradır." - L. Glück Şöyle foşur foşur nefes alınca en az çocukluktaki kadar taze ve onun gibi kokan bir hava çektim içime az önce. Meselenin unutulan bir şeyi - çocukluğu- hatırlamak da değil de, tekrar en az çocukluktaki gibi dünyaya hissetmeye duyarlı olmakla alakalı olduğunu söyleyen kişiyi şimdi daha iyi anlıyorum.