"Göğüs kafesinin kemikleri arasındaki mesafe azalıyor. Biraz daha yaklaşsalar birbirlerini ezip çatlayacaklar. An be an, nefes nefes, göğsünün orta yerinde çökmeye hazırlanan bir obruğun homurtularını işitiyorsun. O kişinin "huzuruna" kabul edilip edilmeyeceğin, en büyük merakın. Kaygılı nefesinin kesik kesikliği tutunmaya çalıştığın tüm mumların aydınlığını söndürüyor. Henüz daha obruk çökmemiş olsa da, sen zaten ezilmiş kendiliğinle onun ayak parmak uçlarından başka bir yere bakmayı yasaklamışsın kendine. Sonra bir cesaret, bir kıvılcımı iyileşmenin, sana bakışlarını biraz kaldırmanı tavsiye ediyor. Kaldırıyorsun da. Ve o zaman görüyorsun: Bunca rezillik, bunca acı, göğüs kafesi çatırtıları, duygusal obruklar, bir heykel içinmiş. Bir heykele ağıt yakmakmış seninkisi."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gözleri görmüyordu ama Corbik'in merakla etrafı incelediğini anlayabiliyordu. Kadın sevdikleri bir şeyle karşılaşan insanlardan etrafa yayılan o kokuyu biliyordu.
Bir soğan zarı kadar dahi kendimi hissetmiyorum bazen. Deri torbası gibi yaşamayı bırakıp kemiklerimi, omurgamı yeniden yerine oturtmam gerekiyor ama bu bayağı zaman alacak gibi.