İlginç biçimde, bu yeni berraklaşmış 'kötü' kendilik ümit dolu 'iyi' kendiliğini ortadan kaldırmamış, yalnızca askıya almıştı; hiç kendiliği olmamasındansa, gündelik bir 'kötü' kendiliğin yanında bölünmüş, gizli bir 'iyi' kendilik bulunması yeğdi.
Egonun idle ilişkisi binicinin atıyla olan ilişkisine benzetilebilir. Hareket enerjisini at sağlar ama binici de varılacak hedefin neresi olduğuna karar verme ve bu güçlü hayvanın hareketlerini yönlendirme ayrıcalığına sahiptir...
Sigmund Freud, Yeni Psikanalize Giriş Seminerleri (1933), ''31. Seminer''·Kitabı okudu
Ona göre, kendisi de içinde olmak üzere, bütün dünya 'siyah' ve 'beyaz' şeklinde bölünmüştü. 'Siyah' ve 'beyaz'ı birbiriyle karıştırarak 'gri' oluşturamıyordu. İnsanlar veya şeyler ya 'kötü' ya 'iyi' idi. Kendisine ve başka insanlara dair bütünlüklü, dolayısıyla daha gerçekçi bir bakış geliştiremiyordu.
Erişkin oldukları halde, annelerini temsil eden kişilerden psikolojik olarak ayrılmakta zorluk çekerler, bir yandan onlardan ayrılmayı arzularken, bir yandan da hayat boyu onlara yaslanmak isterler.