Avestaxan

Puan vermedi·375 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 17:16
Khaled Hosseini’nin Uçurtma Avcısı, Afganistan’ın savaşlarla parçalanmış topraklarında geçiyor. Emir ile Hasan’ın hikâyesi, sadece dostluğun, sevginin, ihanetin, mutlak itaatin ve gücün hikâyesi değil; aynı zamanda toplumda “öteki” ilan edilen çocukların kaderine terk edilişinin acı bir tanığı.. Hasan’ın sessizliği, aslında dünyanın dört bir yanındaki ezilmiş çocukların sessizliğiydi. Bugün coğrafyamız dahil dünyanın herhangi bir yerinde hâlâ aynı olaylar yaşanıyor ve hikâyeler yazılıyor. Bombaların gölgesinde, toplama kamplarının duvarları arasında, yıkılmış sokaklarda büyüyen çocuklar var… Okula gitme hayalini bile kuramayan, ailesini kaybetmiş, ve kimliği yüzünden suçlamış çocuklar... Uçurtma Avcısı’nda Afgan çocukların yaşadığı travma, bize şu gerçeği fısıldıyor: Coğrafya değişse de acı aynı, yüzler farklı olsa da gözlerdeki korku aynı. Roman, okuyucusunu yalnızca Afganistan’ı anlamaya değil; bugün hâlâ aynı adaletsizliğin pençesinde yaşayan çocukları görmeye çağırıyor... Okurken her sayfasında boğazınızın düğümleneceği harika bir Afgan romanı. İyi okumalar.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·408 syf.··
2024 6. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 23:25
Gustave Flaubert, Edebiyat eleştirmenleri tarafından modern romanın kurucusu kabul edilir. En tanınmış eseri, 19. yüzyıl toplumsal gerçekliğini çarpıcı biçimde aktaran ve dünya klasikleri arasına giren Madame Bovary'dir. 1857'de yayımlanan ve Fransa'da ciddi tartışmalara neden olan bu eserden sonra realist akımı başlatan kişi olarak gösterilmiştir. Öncelikle şunu bilmemiz gerekir ki bu bir aşk romanı değil...  Dr. Charles Bovary, tedavi için gittiği bir çiftlikte Emma adında genç bir kadına aşık olur ve evlenir. Her ne kadar Emma bu evliliği onaylasa da okuduğu kitaplardaki karakterlere benzemeyen eşine bakış açısı değişir.  Madam Bovary, gözü sürekli yükseklerde olduğu için elindekilerin kıymetini bilmeyen hatta çocuğunu bile önemsemeyen bencil bir karakter... Aşırı doyumsuz, tutarsız, kendini beğenmiş ve çirkin karekterini okudukça roman boyu canım sıkıldı.Daha önce bir karaktere bu kadar kızdığımı hatırlamıyorum. Roman, insan doğasındaki doyumsuzluktan tutun, dönemin şartlarına ve evliliğe dair de önemli dersler veriyor. Uzun betimlemeler biraz sıkmasına rağmen, Emma'nın hayatla ilgili doyumsuzluğu ve kocasının safiyane aşkı, okunmaya layık bir şaheser... Yaşadığımız bu dönemde Madam Bovary gibi hem elindekileri kaybetmek istemeyen hem de istediği heyecanı dışarıda arayan pek çok insan var maalesef...Gerçek hayatta böyle karakteri çirkin insanlara denk gelmemek umuduyla...
Madam BovaryGustave Flaubert · Can Yayınları · 202440,8bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 5. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2024 21:45
Bu öykü, işleneceğini herkesin bildiği bir cinayetin öyküsü...  Kırmızı Pazartesi, Nobel Ödüllü yazar Gabriel Garcia Marquez'in 1981 yılında yayımlanan romanıdır...  Roman, gerçek bir olaya dayanmaktadır ve Marquez'in doğduğu kasabada geçen bir cinayetin öyküsünü anlatır. Kitap Santiago Nasar'ın öleceği bilgisi ile başlar.Yazar konuyu, olayı araştıran birinin ağzından okuyucuya aktarır. Hikaye Bayardo San Roman'ın evlendiği eşi Angela Vicario'nun bakire olmadığını öğrenmesi üzerine onu babaevine geri götürmesi ile yaşanan namus cinayetini anlatır. Angela Vicario bu durumdan Santiago Nasar'ı sorumlu tutar ve Angela'nın ikiz kardeşleri Santiago Nasar’ın peşine düşer.  Yazarın "Yüzyıllık yalnızlık" kitabı bana ne kadar büyülü, fantastik, garip ve sıradışı göründüyse, bu kitabı da o kadar gerçekçi ve tanıdıktı...  Yaşadığımız coğrafyada maalesef ki yaşanmış böyle olaylara çok denk geldik, çok duyduk, o yüzden hikaye çok tanıdık geldi.. Namus ve töre gibi kavramların, insanların hayatlarına etkisi, cinayeti işleyecek kişilerin bile belki birileri bizi durdurur çabası,kasabalıların, zaten birileri haber verir, zihniyetiyle sorumluluk almaktan kaçınıp yaşananlara seyirci kalıyor olması, göz göre göre yaşanılan vahşilik,acımasızlık ve anlayışsızlık beni deli etti! Olaylar karşısında insanların tepkisizliği keşke karakterlere müdahale edebilseydim dedirtti! O an orada bulunup müdahale etmeyi çok isterdim! Namus gerçeğinin toplumlar üzerinde öyle bir etkisi var ki... Binlerce km uzaklıktaki bir yazarın, yaşadığımız toplumunda bir gerçeği olan bu kavram üzerine roman yazması ve hikayenin tanıdık olması beni çok etkiledi...  "Kimin işlediği herkes tarafından bilinen bir cinayeti, yalnızca geceden sabaha kadar olan kısmıyla bu kadar heyecan ve merakla okutacak başka bir
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
Puan vermedi
Günümüzde "yaşam felsefesi" disiplininin kurucusu olarak kabul edilen Friedrich Wilhelm Nietzsche alman filolog ve fîlozoftur. Nietzsche:Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Fîlozofun "Putların Alacakaranlığı" kitabı 1888'de kısa bir süre de yazıp tamamladığı bir eseridir. Nietzsche'yi tüm düşünce hayatı boyunca meşgul eden meselelerin yoğun bir özeti niteliğini taşır. Sokrates'ten Dostoyevski’ye , Kant'tan Rousseau'ya, Shopenhauer’dan Goethe’ye, Hristiyanlıktan, çevresindeki Almanlılığa kadar putlaştırılan her şeye ve herkese ağır eleştirisidir bu kitap. Kitap boyunca kimi övdüğünü kime sövdüğünü anlamayacaksınız. okuyup bitirebilseniz bile sonunda “ben ne okudum?” diyeceğiniz muhteşem bir kitap. Ders niteliğinde olan bu kitap putlaştırdığımız her şeyin üzerinde tekrar tekrar düşünmemizi sağlıyor. Nietzsche’nin de dediği gibi, “Bu küçük kitap, büyük bir savaş ilanıdır,” doğa, akıl ve ahlaktan bahsederken kendini kutsallaştıran bütün putlara savaş açar... Nietzsche okumaya nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, bundan başlayabilirsiniz.. Tavsiye ederim.
Putların AlacakaranlığıFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20218,3bin okunma
Puan vermedi·755 syf.··
2024 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2024 00:43
Fransız yazar Alexandre Dumas (Père) Döneminin sevilen ve çok okunan romantik yazarlarından biridir. Kurgu yeteneğini üst düzey bulduğum, okurken olayların gözünüzün önünde yaşanıyormuş gibi hissettiren, muhteşem betimlemeleriyle beni bu kitabında, günümüzden alıp 1600'ler Fransa'sına götüren bir yazardır. “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!” sloganı ile ünlü olan "Üç Silahşör" kitabı, Fransa’da XIII. Louis döneminde kralın muhafız birliğinde görev yapan Athos, Porthos ve Aramis adlı üç silahşöre katılmak üzere Paris’e gelen D'artagnan adlı gencin, Kral ve kraliçeyi düşürmek isteyen Kardinal Richelieu’nun komplolarından korumak için giriştikleri maceralarını konu alır. Athos bana göre romanın en sağlam karakteri, Porthos eğlenceli, Aramis ise geçici silahşörlük yapan ve uygun bir zamanda rahip olmak isteyen üçüncü silahşördür. D'artagnan karakterini ise gururlu, inatçı ve gençliğine aldanan rakiplerini şaşırtacak derecede iyi kılıç kullanan bir delikanlı olarak görürüz.Kadın karakterler arasında Milady tehlikeli bir karakter olarak çıkıyor karşımıza... Kitapta ne ararsanız var. Aşk, dostluk, ihanet, entrika, yalan, intihar, savaş, kötülük ve daha onlarca duygu. Arkadaşların için neleri göze alırsın? Bir kadının sevgisi iki ülkeyi birbirine düşman edebilir mi? Bir adam sevdiği kadın için ülkesini ve milyonlarca masum insanı savaşa sürükleyebilir mi? Ve bir kadının nefretinin sınırları var mıdır? Dumas, erkeklerin kadınlar karşısındaki acizliğini, zayıflığını ve bir kadının yeri gelirse bir orduya denk geleceğini muhteşem bir şekilde anlatmış Sürükleyici ve bir solukta bitirdiğim bir kitaptı. Dili akıcı ve uzun olmasına rağmen hiç sıkmıyor ancak Dumas'ın okuduğum ilk kitabı Monte Cristo Kontu ile kıyaslarsam beklentimin altında ama ortalamanın çok çok üstünde
Üç SilahşorAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,4bin okunma