Entelektüellerimizin tek bildiği oyun oynamak, ruhanilerimizin tek bildiği de yalan söylemek, hiçbiri dünyayı yeniden düşünme üzerine kafa yormuyor, hiçbiri bize gerçekliği ölçüp biçme imkânı vermiyor, hepsi de kariyer peşinde; görgü kurallarını asla çiğnemeden birbirlerinin gözlerini oyma sanatındaki ustalıkları hayranlık verici!
Aslında, biz bir yalnızlar yığınıyız, yine de karmakarışık bir halde yuvarlanıyoruz, bizi birbirimize katarak tek başımıza bırakmaya devam eden şeyin kurbanıyız.