Ellerinize ve Yalana Dair
Ve insanlar, ah, benim insanlarım, yalanla besliyorlar sizi, halbuki açsınız, etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız. Ve beyaz sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya, göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan. insanlar, ah, benim insanlarım, hele Asyadakiler, Afrikadakiler, Yakın Doğu, orta Doğu, Pasifik adaları ve benim memleketlilerim, yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu, elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız, elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz. İnsanlarım, ah, benim insanlarım, Avrupalım, Amerikalım benim, uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi, ellerin gibi tez kandırılır, kolay atlatılırsın… İnsanlarım, ah, benim insanlarım, antenler yalan söylüyorsa, yalan söylüyorsa rotatifler, kitaplar yalan söylüyorsa, beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların, dua yalan söylüyorsa, ninni yalan söylüyorsa, rüya yalan söylüyorsa, meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa,
Ellerinize ve Yalana Dair / Nazım Hikmet
Bütün taşlar gibi vekarlı, hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli, bütün yük hayvanları gibi battal, ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz. Arılar gibi hünerli, hafif, sütlü memeler gibi yüklü, tabiat gibi cesur ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizleyen elleriniz. Bu dünya öküzün boynuzunda değil, bu dünya ellerinizin üstünde duruyor. Ve insanlar, ah, benim insanlarım, yalanla besliyorlar sizi, halbuki açsınız, etle, ekmekle beslenmeye muhtaçsınız. Ve beyaz sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya, göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan. insanlar, ah, benim insanlarım, hele Asyadakiler, Afrikadakiler, Yakın Doğu, orta Doğu, Pasifik adaları ve benim memleketlilerim, yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu, elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız, elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz. İnsanlarım, ah, benim insanlarım, Avrupalım, Amerikalım benim, uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi, ellerin gibi tez kandırılır, kolay atlatılırsın... İnsanlarım, ah, benim insanlarım, antenler yalan söylüyorsa,
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Kalbimiz,aklımız ve tüm gücümüzle Türklüğümüze bağlı kalmış bir milletiz biz.Mevzu vatan olunca yüreklerimiz eş ve bir çarpar.Kürt,Türk Alevi,Sünni ayırt etmeden kenetleriz.Avrupalısı,Amerikalısı,Rusu bunu iyi bilir.Korkarlar birlik olmamızdan;bölme,ayrıştırma,ötekileştirme gayretleri bu yüzdendir.”
ELLERİNİZE VE YALANA DAİR Bütün taşlar gibi vekarlı, hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli, bütün yük hayvanları gibi battal, ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz. Arılar gibi hünerli hafif, sütlü memeler gibi yüklü, tabiat gibi cesur ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizliyen elleriniz. Bu dünya öküzün boynuzunda değil, bu dünya ellerinizin üstünde duruyor. Ve insanlar, ah, benim insanlarım, yalanla besliyorlar sizi, halbuki açsınız, etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız. Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya, göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan. İnsanlar, ah, benim insanlarım, hele Asyadakiler, Afrikadakiler, Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik Adaları ve benim memleketlilerim, yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu, elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız, elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz. İnsanlarım, ah, benim insanlarım, Avrupalım, Amerikalım benim, uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi, ellerin gibi tez kandırılır,
Alıntı
Tuğgeneral Karari Njama
Hak için savaşan 6 milyon Afrikalı, ordunuzun gücü ne olursa olsun, güç için savaşan altmış bin Avrupalıyı kesinlikle yenecektir. Korkarım ki, hükümetinizde, size yazdığım basit gerçekleri göremeyen çok sayıda zeki ve bilge adam var.
Alıntı
Bugün Atatürkten nefret eden insanları, din düşmanı, ayyaş, olarak tarif eden ve çocuklarını yalan yanlış bilgilerle kör eden kişileri eleştirmek istiyorum. Bu uzun zamandır içimde birikip duran bir şey çünkü ben de açık saçık bir aile de büyütülmedim ama Atatürk'ün ne kadar kıymetli bir insan olduğu öğretilerek büyütüldüm. Esasında devleti yoktan var eden, insanları bitap haldeyken birbirine kenetleyen, sayısız fabrika açan, birçok inklap getiren, seçme seçilme hakkı veren, özellikle birçok devletin kadınları yok saydığı bir dönemde, kadınlara hak veren bir adam halkın zararına ne yapmış olabilir. E adam dinsiz, sarığı yasaklamış, ezanı Türkçe okutmuş saygısızlıktır, Kuran okumayı yasaklamış, diyen bir kesim var. Öncelikle Millet Meclisini dua ile açan bir adam niye dinsiz olsun, kaldı ki dinsiz inanmıyor, size ne. Dinde zorlama yoksa size ne. Esasında adam anlayın diye ne okuduğunuzu bilin diye Kuran'ı Türkçe'ye çevirttirmiş. Ya da boşverin bunları yapmamış. Adam devleti kurmasaydı, sen kim bilir hangi Avrupa ülkesinde belki Hristiyandın, kim bilir Hindistanda Ganj nehrinde ölülerle yüzüyordun. Ya da asimile olmaktan kendi dilini bilmiyordun. Ya da kökten yoktun. Neyin kavgası yani bu, sana istediğini yap özgürsün diyerek, seçme seçilme hakkı veren bu adamdan ne isteyebilirsin ki? E çok alkolikmiş. SANA NE? Sana mı kaldı onun dini, sana mı kaldı onun içtiği? Ahirette onun derdini senin boynuna mı asıyorlar, aynı kefeni mi paylaşıyorsunuz sana ne? Her şeyi anlıyorum da, çocuğuna Atamı nasıl kötülüyorsun da kanına diri diri işliyor bu nefret, onu anlamıyorum. İnklaplar. Kardeşim, elin Avrupalısı, o çok beğendiğiniz, çocuklarınızı okumaya gönderdiğiniz, Avrupa. Heh işte onlar adam gibi gezerken, sen Arap kaçkını gibi gezme diye sarık yasaklandı şapka inklabı getirildi.
Atatürk