Puan vermedi·191 syf.·
2025 859. kitabı
Her şey bir nedenle olur. Eğer olmuyorsa onun da bir nedeni vardır.” Arnon Grunberg Diye sesleniyor okuruna yazarımız, Adalet, aşağılanma, boş bir güvenlik duygusu, modern mimarinin aşırılıkları ile felsefi düşünümler iç içe. Grunberg, çağdaş bir Kafka misali kahramanını kavrayamadığı bir dünyaya atıyor; bir sabah kendini bir otel odasında sırtüstü dönmüş böcek olarak bulan kahraman gibi Bu kez İsviçre Zürih'te yaşıyor orta sınıf Avrupalımız. Fakat Grunberg romanlarındaki ana karakterlerden biraz farklı çünkü babası Hintli olduğu için ten rengi “koyu”. Samarendra Ambani -ki kendisine daha çok Sam deniyor- mimarlık eğitimi görmüş, Nina adında beyaz bir kız arkadaşa sahip, geleceği parlak biri. Biraz fazla ciddi, mizah duygusu pek gelişmemiş, temizlik hastası Sam'in Bağdat'ta inşa edilecek bir opera binası yarışması için Irak'a uçmasıyla başlar her şey. Batı'nın en steril ve en tarafsız ülkesinden çıkıp Doğu'da bir ülkede işkencelere, aşağılanmalara ve pisliğe katlanmak Sam'in yaşamını altüst edecek, “hastalıksız” bir adam olarak gittiği Irak'tan ruhu hastalanarak dönecektir... Orta Doğu'daki sorunlar kültür farklılığından kaynaklanıyor. Bunlar büyük sorunlar. Ben Arap kültürü üzerine eğitim aldım, akıcı bir şekilde Arapça konuşuyorum. Araplar yalan söyler. Ellerinden bir şey gelmez. Bu kültürlerinde var. Biz ise buna hazırlıklı değiliz Hoş bir proje, Dubai'de her şey göklere yükselirken siz derinliğe ineceksiniz. Kitap. Sığınak. Muhteşem bir şey. Genç bir mimar olarak her zaman akıntıya karşı gitmelisin. S:113 . Arabın misafirperverliğine kanıyoruz, bu kadar misafirperver birinin yalan söyleyebileceğine aklımıza gelmiyor ancak misafirperverliği de yalan, misafirperverliği az sonra senin sırtına saplayıcı bıçaktan başka bir şey değil. Konsolosluğun çabasıyla kurtarılıp
Edebiyat & Roman
Hastalıksız AdamArnon Grunberg · Alef Yayınevi · 2013141 okunma
Olamayışın Öyküsü
Puan vermedi·168 syf.··
2025 43. kitabı
İpek Ongun'un buhranlı Avrupalısı. Sartre mi olsam, Sylvia Path mi olsam diye karar veremeyen yazarın cümlelerini okuyoruz sayfalar boyunca. Kendine koyduğu hedeflere yaklastığını zannederken kendi de olamıyor maalesef.
Postane GünlükleriVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20231,047 okunma
10/10
·71 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 10:39
Gerçekten uyutulduğumuzu açığa çıkaran kendimizi hakir gördüğümüz Avrupalıyı üstün gördüğümüz bir devirde gerçekleri söyleyen bizim yaşların yetişemediği bir adamın Erbakan hocanın konferanslarını içeren bir kitap.Biz ilmi batılı dan bilerken ilmin batılıdan değilde âsrısaadetten geldiğini dile getirip bizleri aydınlatan çok iyi bir rehber kitap olmuş.
Din
İslam ve İlimNecmettin Erbakan · Mgv Yayınları · 2017582 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 4. kitabı
Hepimiz birbirimizdeki yansımamıza vuruluyoruz. Güzellik; başkasının aynasında gördüğümüz "kendimizdedir" temalı bir giriş hikayesiyle başlıyor kitap. Santiago, dünyayı gezmek isteyen bir gençtir ancak babasının onun için farklı düşleri vardır. Santiago, cesur davranıp kendi hayallerini yaşamayı seçer ve babası da bu konuda ona mani olmaz. ancak yılların deneyimine sahip olan baba ona bir nasihatte bulunur ve bu nasihat okuyucuya şöyle yansır: " Ne kadar gezersen gez, ne ararsan ara; aradığın uzaklarda değildir. Aradığın tüm güzellikleri yine kendine bulacaksın " İnsanoğlu hep bir şey arar bu dünyada, tam olarak ne aradığını bilemeden.. Aslında aradığı kendindedir , kendi'dir.. Santiago'nun kendini arayışı da böylece başlar ve okuyucu da onunla beraber kendini arar.. Babasından aldığı parayla bir koyun sürüsü alıp çoban olur. Böylece dünyayı gezebilecek aynı zamanda geçimini sağlayabilecektir. Çobanlık yaparken koyunları çok iyi gözlemler ve koyunlardan çok şey öğrenir. Santiago'yu bu yolculuğunda başarılı kılan en büyük özelliği de çok iyi bir gözlemci olmasıdır zaten. Koyunları gözlemlerken çok şey fark eder. Mesela hayvanlar sadece temel ihtiyaçlarını karşılamak için günlük yaşamlarını şekillendiriyorlar ama insan yaşamını sürdürürken her şeyi fark edebilme yeteneğine sahip. Bu farkındalığı kaybederse hayvandan farksızdır. Neyi hedefliyorsan O'nu yaşıyorsun. Koyunların derdi karınlarını doyurmak olduğu için gittikleri yerlerde otlarla alakadar oluyorlardı. Oysa gittikleri yerde çok güzel manzaralar vardı ve bunu fark edebilecek olan, lezzetine erişebilecek olan sadece insanoğludur. Koyunlarla olan bu faydalı ilişkileri devam ederken bir gün Santiago bir rüya gördü ve rüyasını bir çingeneye yorumlattı. Mısır Piramitlerine gitmesi gerektiğini ve orada bir hazine
Edebiyat
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
Yeryüzünün Lanetlileri - Frantz Fanon
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Kitap: Yeryüzünün Lanetlileri Yazar: Frantz Fanon Yayın Bilgileri: Versus Yayınları – Mayıs 2013 – 2.Baskı Frantz Fanon, 6 Aralık 1961 tarihinde lösemiden dolayı hayatını kaybettiğinde henüz 36 yaşındaydı. 36 yıllık kısacık yaşamının gerisinde ise “Yeryüzünün Lanetlileri” gibi sömürgeciliğin karşısında adeta manifesto niteliği taşıyan bir eser bıraktı. 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olarak kabul edilen Cezayir asıllı bir psikiyatrist, yazar ve filozof olan Fanon, Anti-sömürgecilik ve insan psikolojisi konularında eserler kaleme aldı. Bu eserlerinde ırk, kimlik ve de ayrımcılık konuları üzerine analizlerde bulundu. Yazdığı her satır hala daha birbirinden büyük tartışma konusu olmaktadır. Yeryüzünün Lanetlilerinde Fransa’nın sömürgesi konumunda bulunan Cezayir’in sömürüye karşı direnişine dair önemine değinirken direnişin kurtuluş olduğunu belirtir. Bu kurtuluş mücadelesinin de yalnız fiziksel olarak değil zihinsel olarak da verilmesinden söz eder. Sömürüye karşı verilen mücadeleye odaklanmasının yanı sıra sömürücülerin davranış biçimlerine de değinir, Fanon. Öte yandan Fanon’un kaleme aldıkları sadece Cezayir’in sömürgesizleştirme mücadelesini değil empreyalizme karşı dünyanın bütün sömürülen toplumlarının mücadele etmesi gerektiğini de ortaya koyar. Fanon’un kısacık yaşamında bu huşulara bu denli eğilip yineleyerek söylemek gerekirse manifesto niteliğinde eser ortaya koymasının temelinde O’nun yaşadıkları vardır. Siyah Adam Fanon, Nazilerin Fransa’yı işgal etmesiyle gözünü hiç kırpmadan Fransız ordusuna katılır. Nazilere karşı savaşta cephede yer alır. Ama Beyazların Fransa’sının savaş hattında bile ırkçılık yaptığına şahit olur. Bu onun düşüncelerinin şekillenmeye başlamasına bir neden arz eder. Savaşın ardından yaşanan süreçte ise okul hayatında
Roman
Yeryüzünün LanetlileriFrantz Fanon · Versus Kitap · 20201,255 okunma
8/10
·112 syf.·
2024 8. kitabı
Ta ta ta tammm :) Yine beni ters köşe yapan bir kitabın incelemesi ile geldim. Kıymetli okur arkadaşım Saliha ‘nın alıntılarından etkilenip listeme eklediğim Göğü Delen Adam bir Afrika kabile reisi gözünden, topraklarına çöreklenmiş ve kendilerini sömürmekten asla çekinmeyen bir Avrupalıyı, bir beyaz adamı “papaligi” yi anlatıyor. İnsanoğlunun modernleşirken bir yandan da nasıl köleleştiğini anlatan kitap başlarda gitmiyor gibi hissettirirse de birazcık devam edince tıkır tıkır ilerliyor. Diyalogları insanı hiç beklemediği yerden vuran Göğü Delen Adam ın manifesto tadında ki anlatımında beni en çok sorgulatan kısmın, beyaz adamın bütün kutsalların önüne koyduğu “para” betimlemesi olduğunu söyleyebilirim. "...beyaz adamın gerçek tanrısı , kendisinin " para " adını taktığı yuvarlak metal ve ağır kağıttan başka bir şey değildir.. Hasılı, Bir modernizm, sözüm ona uygarlık, hayatının büyükçe bir kısmını adada yaşayan bir kabile reisinin kaleminden Avrupalı insanı eleştirisi olan bu eseri herkes 2 kere okumalı :) Bu vesile ile canım Saliha’m Saliha a da teşekkür etmeyi unutmayalım :) Keyifli olsun. Verimli olsun..
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma