daşdibek

"Ben Melâmet hırkasını Kendim giydim eğnime Ar ü namus şişesini Taşa çaldım kime ne!" Aşık Nesimi ... Burada her ustanın ince yeri ayrıydı veya meftunu olduğu şey ayrı. Çıraklık böyleydi; ustanın ince yerini bilirdin. Hiçbir usta açık etmezdi aslında, yarasını hiçbir çırağa açmazdı. Çıraklığın inceliği ise oradaydı işte. Sezerdin ustanın tüm yaralarını. Ustanı ince ince süzerdin. Her boş vaktinde dikerdin gözlerini onun üstüne. Hâlini yazardın içine. Yazardın da bir Allah kuluna okutmazdın. Melâmi meşrebiydi bu. Lâkin bizim bu meşrebi taşıyamadığımız, akşamları çay ocağındaki mukallit hâllerimizden belliydi. Melâmi meşrep çırakların mevsimi ise akşamdı.
Sayfa 73 - Kuddusi Demir - Yakasız Gömlek·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
2-"Adamın biri, filanca kişinin arkasından giybet ederek dil uzatmaya başladı. Orada bulunan aziz bilge, bu sözleri duyunca ona öğüt verdi: "Yanımda onun bunun kötülüklerini sayıp beni de kendi hakkında kötü düşüncelere sevk etme. Tut ki, o adamın itibarı eksildi ama bu eksilen itibar, senin derecene eklenmeyecek ki!"
Sayfa 62 - Sa'di Şirâzî İle Bostan ve Gülistan'da - Turan Kışlakçı. (İbret dolu hikayelerinden birkaç örnek)·Kitabı okudu
Bu mâtemde olan derd ile hicrâne devâ olmaz Bu feryâd-Hüseynî'dir dahî uşşâk nevâ olmaz Hüseyn ile Hasen'dir ol Resûl'ün kurretü'l ayni Sevenler âl ü evlâdı eşiğinde cüdâ olmaz Tevallâsın teberrâsın bilen uşşâka aşk olsun Târikatte budur âyin buna illa ve lâ olmaz Hüseyn-i Kerbelâ'nın vâkıât-ı mâtem- engîzî Zeban-ı hâme-i savt u hurûf ile edâ olmaz Fasîhâ nüh-felek yâkût u rummân ile pür olsa O mihr-i âlemin bir katre kânına bahâ olmaz Fasîhâ nüh- felek yâkût u rummân ile pür olsa O mihr-i âlemin bir katre kânına bahâ olmaz.
Sayfa 57 - İdris Mahfî Erenler - Ehl-i Melamet Bir Mevlevî Dervişi Fasih Ahmed Dede·Kitabı okudu
Sanma ey hace hemân mâl ü menâli tükenir Gâh olur kim kişinin fikr ü hayâli tükenir Dîdemin katreleri sübha-i bî-gâyettir Mümteni'dir deme deryâda leâli tükenir Nice def-i gam edersin bu fenâ bezminde Bu mahkak ki mey-i köhne-sifâli tükenir Mesele âlim ü dânânın olur mâlûmu Hall-i müşkülde cevâbıyla suâli tükenir Ey Fasîh âşıka sabr eylemidir lazım olan Zâhidin ta'nı adû kîl ile kâli tükenir.
Sayfa 56 - İdris Mahfî Erenler - Ehl-i Melamet Bir Mevlevî Dervişi Fasih Ahmed Dede·Kitabı okudu
Dûd-ı âhım serde sünbül, dâğ-ı aşkım tende gül Bağda sünbül gerekse olmasın gülşende gül Dâğ yakmış tâze âşık olmuş ol meh-sîneye Nev-civânım saklamış gûyâ ki pîrâhende gül Rast geldim yâre bir nahl-i revân olmuş gelir Serde gül destinde gül ceybinde gül dâmende gül Dağ olmaz dostum cân u dil-i ağyârda Hiç küşâd olsun mu serdî-i dey-i benhmende gül Sûz-ı nâr-ı aşk ile geçtim dâğ-ı sînem seyrin et Görmedinse olduğun hâkister-i külhânda gül Hâk cismin âb-ı tîğ-ı aşk çâk etsin gönül Bu fenâ gülşende bir pâre küşâd ol sende gül Ey Fasîh etmiş seher seyr-i çemen ol gül-cemâl Bülbül-i şeydâya olmuş âteş-i sûzende gül
Sayfa 55 - İdris Mahfî Erenler - Ehl-i Melamet Bir Mevlevî Dervişi Fasih Ahmed Dede·Kitabı okudu