Bu mâtemde olan derd ile hicrâne devâ olmaz
Bu feryâd-Hüseynî'dir dahî uşşâk nevâ olmaz
Hüseyn ile Hasen'dir ol Resûl'ün kurretü'l ayni
Sevenler âl ü evlâdı eşiğinde cüdâ olmaz
Tevallâsın teberrâsın bilen uşşâka aşk olsun
Târikatte budur âyin buna illa ve lâ olmaz
Hüseyn-i Kerbelâ'nın vâkıât-ı mâtem- engîzî
Zeban-ı hâme-i savt u hurûf ile edâ olmaz
Fasîhâ nüh-felek yâkût u rummân ile pür olsa
O mihr-i âlemin bir katre kânına bahâ olmaz
Fasîhâ nüh- felek yâkût u rummân ile pür olsa
O mihr-i âlemin bir katre kânına bahâ olmaz.
Sayfa 57 - İdris Mahfî Erenler - Ehl-i Melamet Bir Mevlevî Dervişi Fasih Ahmed Dede·Kitabı okudu
Sanma ey hace hemân mâl ü menâli tükenir
Gâh olur kim kişinin fikr ü hayâli tükenir
Dîdemin katreleri sübha-i bî-gâyettir
Mümteni'dir deme deryâda leâli tükenir
Nice def-i gam edersin bu fenâ bezminde
Bu mahkak ki mey-i köhne-sifâli tükenir
Mesele âlim ü dânânın olur mâlûmu
Hall-i müşkülde cevâbıyla suâli tükenir
Ey Fasîh âşıka sabr eylemidir lazım olan
Zâhidin ta'nı adû kîl ile kâli tükenir.
Sayfa 56 - İdris Mahfî Erenler - Ehl-i Melamet Bir Mevlevî Dervişi Fasih Ahmed Dede·Kitabı okudu
Dûd-ı âhım serde sünbül, dâğ-ı aşkım tende gül
Bağda sünbül gerekse olmasın gülşende gül
Dâğ yakmış tâze âşık olmuş ol meh-sîneye
Nev-civânım saklamış gûyâ ki pîrâhende gül
Rast geldim yâre bir nahl-i revân olmuş gelir
Serde gül destinde gül ceybinde gül dâmende gül
Dağ olmaz dostum cân u dil-i ağyârda
Hiç küşâd olsun mu serdî-i dey-i benhmende gül
Sûz-ı nâr-ı aşk ile geçtim dâğ-ı sînem seyrin et
Görmedinse olduğun hâkister-i külhânda gül
Hâk cismin âb-ı tîğ-ı aşk çâk etsin gönül
Bu fenâ gülşende bir pâre küşâd ol sende gül
Ey Fasîh etmiş seher seyr-i çemen ol gül-cemâl
Bülbül-i şeydâya olmuş âteş-i sûzende gül
Sayfa 55 - İdris Mahfî Erenler - Ehl-i Melamet Bir Mevlevî Dervişi Fasih Ahmed Dede·Kitabı okudu
Absürt; sözlüklerde anlamdan yoksun, saçma, akla aykırı, abes, anlamsız, uyumsuz ve akıldışı gibi anlamlara gelmektedir. Ancak Camus bu kavrama, daha geniş anlamlı bir kullanım kazandırmıştır. Camus'e göre absürt; "Kendi aklıyla bu dünyayı bir bütün olarak kavramak ve açıklamak isteyen ama aklı ile denediği/tecrübe ettiği dünya arasında bir uçurum ve boşluk olduğunu duyan insanın durumudur." (Gündoğan, 2018: 85). Absürt öncelikle bir duygu halidir, daha sonra kavram hâline gelir. Yani absürt duygusu ve kavramı aynı şey değildir. İşte absürdün bu şekilde duygu hâlini Yabancı'da kavram hâlini de Sisifos Efsanesi 'nde görürüz.