Herkes birbirine kendi ideolojik duruşundan bakmakta, edebiyatta; sanatın, edebiyatın kuralları değil de savaşın kuralları geçerli olmaktadır. Dil acımasız, sert ve yakıcıdır. Her iki taraf da birbirine sağır, kör ve dilsizdir. Eleştiri kurumu tamamen savaşın emrindedir. Ne ürettiğin değil, nerede, hangi cephede ve mahallede durduğun önemlidir.
"Kaplumbağa sebep-sonuç zincirini bilmez. Neden vardır? Yüz, yüz elli yıl yaşasa da, bir gün neden yok olacaktır? Niye bağasına yapışık yaratılmıştır? Onu da bilmez. Var olduğu için vardır. Bağasıyla birlikte yaratıldığı için öyledir. Yürüdüğü için yürür. Durduğu için durur. Kendisinden şüphesi yoktur."