İnsan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış.
Heyhat! İnsan, yabani hayvanlarınkinden üstün görünen duyarlılıklarıyla neden böbürlenir ki! Bu onu olsa olsa daha aciz bir varlık yapar. Dürtülerimiz açlık, susuzluk ve arzuyla sınırlı kalsaydı, az çok özgür olabilirdik. Oysa esen her rüzgar, rasgele bir sözcük ya da o sözcüğün çağrıştırdığı bir imge bizi duygulandırır.