Yiğit Hamza, görkemli Hamza, aslanları yelesinden yakalayıp alt eden cihan pehlivanı Hamza, gülümün sütkardeşi Hamza. Yeryüzüne onun gibi bir kahraman bir daha zor gelirdi.
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar ceylan koşması
Sen nasıl bu kadar yollar aşması
Sen nasıl bu kadar güneşe meftun
Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi
Ölüm hayatın zıddı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve hayatın ta kendisiydi. Ölüme ilerlemenin adı hayat olmuştu.Doğan herkes bu yolu yürüyor ve günü gelince de dünyayı terk edip gidiyordu.
"Muhammed! Buraya Allah'a, Allah'ın elçisine ve Allah'tan ona gelen şeylere kulak vereyim diye geldim."
Gülümün yüzü aydınlandı:
"Allahu Ekber!"
Hamza ve diğerleri sevinçle haykırdılar:
"Allahu Ekber! Allahu Ekber!"
Her zaman her bunalanın imdadına yetişen;güçsüz ve mazlum köleleri satın alıp azat eden Ebû Bekir...Hiç şüphesiz onlara harcadığı parayla savaşçı köleler satın alsaydı güçlü bir ordusu olurdu ama o iman etmiş olanların gücüne talip çıkaracak kazanılmış gönüller ordusu kurmayı tercih etti.