Çocuklarımızın komşuların çocukları kadar ‘zengin’ bir çevreye sahip olduğundan emin olma telaşımız içinde, aslında onları duygusal açıdan yoksullaştırıyoruz.
Zaman zaman bizden farklı olan kişilere insan değilmiş gibi davranarak ya da onları aşağılayarak kendimizi daha üstün, zeki veya yetkince hissederiz. Irkçılık, yaşçılık, kadın düşmanlığı, Yahudi düşmanlığı gibi türümüzün en çirkin davranışlarının kökenleri algılanan tehdide beyin aracılığıyla verilen yanıtta yatar. Anlamadığımız şeylerden korkarız ve korku çok kolay bir şekilde nefrete, hatta şiddete dönüşebilir çünkü bu duygular beynimizin mantıklı alanlarını bastırabilir.