ayca bedir

ayca bedir
@aycabedir

ayca bedir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2022 2. kitabı
Susanna Tamaro
8/10 · 625 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap , bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye ; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiceğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Tek bir şey, tek bir kişi veya makine ya da kütüphane tarafından kurtarılma arayışına da girme. Kendini kurtar, boğulursan da en azından kıyıya doğru gittiğini bilerek ölürsün.
Sayfa 108·Kitabı okudu
çivi ve tahta olmadan ev inşa edemezsin. bir evin inşa edilmesini istemiyorsan çivilerle tahtaları sakla. bir insanın siyasi açıdan mutsuz olmasını istemiyorsan, bir meseleyi iki farklı açıdan sunma ki, kaygılara kapılmasın; tek bir açıdan sun. daha da iyisi , hiçbir açıdan sunma. bırak savaş diye bir şey olduğunu unutsun. hükümet verimsizse, kadroları fazla şişkinse ve vergi manyağıysa, insanların onunla ilgili kaygı duymasındansa hükümetin bunların hepsi birden olması daha iyi. huzur, montag. insanlara en popüler şarkıların sözlerini, eyalet başkentlerinin isimlerini veya lowa'da geçen sene ne kadar mısır yetiştiğini hatırlayarak kazanacakları yarışmalar vereceksin. onları yanmaz verilerle dolduracaksın, ' gerçekleri ' boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde ' zeki ' hissedecekler. işte o zaman düşündükleri hissine kapılırlar... hareket etmedikleri halde harket ediyormuş gibi hissederler. ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekler değişmez. onlara birşeyleri yorumlamaları için felsefe ya da sosyoloji gibi kaygan zeminli şeyler vermeyeceksin. o yol melankoliye çıkar. bir televizyon dolabını söküp takabilen herkes (ki bu günlerde çoğu kişinin yapabildiği bir şey bu) insana kendini hayvansı ve yalnız hissettirmeden ölçülmemekte ve denklemleştirilmemekte direnen evreni sürgülü cetvelle ölçüp denklemleştirmeye çalışan herhangi bir insandan daha mutludur.
Sayfa 82·Kitabı okudu