“ Artık değer”, değişen sermayedir. Emek gücünden başka bir şeyden elde edilemez. Değişmeyen sermayeyi oluşturan makineler,hammadeler vb. aracılığıyla elde edilemez. Makineler çoğaldıkça, işlerini makinelere kaptıran işçiler işsiz kalır. Emek gücünün sermaye içindeki payı azalıncada kârın miktarı artsa da kâr oranı düşer. Makinelerini çoğaltmayan işletmeler, yutulup gider. Sürekli ilerlemekten başka yol yoktur. BÜYÜME! TEKNOLOJİK İLERLEME! İLERLEME! Yorulduklarında ise, diğerleriyle birleşerek ya da diğerlerini yutarak ilerlerler. Dünyanın her yerinde bu süreçler tekrarlanır. Kâr hırsı yeri gelir, sömürgeci işgallere yol açar. Mutlak artık değer uğruna, en düşük ücret, en kötü çalışma koşulları açıldıkça açılan zengin-yoksul farkı, sermaye sahipleri arasındaki mücadele dünya ölçeğinde sürüp gider. Az sayıdaki gelişmiş ülke, onların gölgelerinde, kapitalizmin karanlık yüzleri, sınıflı toplumda metalar yığılırken, gencecik insanlar en kötü koşullarda köle gibi çalıştırılır. Çocuklar bile en ağır koşullarda çalıştırılmaya zorlanır. Arz ve talebin aydınlık ve karanlığı, satılabilecek her şeyin metaya dönüştüğü kapitalist toplum, her yanı kaplayan metalar...
Sen! Değer yargılarının doğru olduğunu söyleyebilir misin? Doğru bildiğin yolda ilerle! Başkaları ne derse desin...”Normal” olduğu söylenen şeylere kuşkuyla yaklaş.
KARL MARX