Aycan

Aycan
@aycankoksal
ÜÜ | Psikoloji KOÜ | İktisat
İstanbul
16 Aralık 1997
229 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
@aycankoksal·
·
sabitlendi
İyi şeyler inandığında, Daha iyi şeyler sabrettiğinde ve En iyi şeyler hiç vazgeçmediğinde gelir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Heyhat, ümit öyle elzem, yaşamak lezzeti öylesine keskindi ki, her bozgundan sonra henüz yazılmamış bir hikâye için acele kan aranıyordu...
Zira dolup da taşmaya dost bulamamışlar için, er ya da geç muhakkak kusmak lazım geliyordu. İçten içe çürüyüp de hepten yok olmamak için.
Küçükken de böyleydi, onu işitmek, anlamaya yetmezdi. Kelâmını tercüme için biraz hissi kablelvuku, biraz da talim gerekirdi. Şimdi bu defter bile nüktedanlığı ölçüsünde kederliydi. Sağ gösterip sol vurmak tam da Eyüplük işti. Ağladığı yerden güler gibi yapmak, sonra kahkahaları hıçkırıklara katmak... Bu yüzden okuduklarından işkillendi Müesser. Kardeşinin şifa bulmak için gittiği doktorla eğlenmesinden, derdini de dermanını da küçümsemesinden, kendi kendine yazarken bile olmadık oyunlara girişmesinden... Bu haller tam da Eyüp'e göreydi zaten. Görünen oydu ki Eyüp sadece başkalarından değil, kendinden de kaçıyordu. Hatta belki bütün dalgacılar gibi en çok kendisinden kaçıyordu. Minik bir deftere bile gönül rahatlığıyla açılıp dökülemiyordu.
Mutluluk öyle bir şeydi ki herkese yakışıyor, gülümserken pek az kişi kötü olabiliyordu.