Bütün tarih kuramları kendi zamanının ürünüdür; şimdiyi anlamak için son derece öğreticidir; geçmişe uyarlandığında tahmini ve yanlı bir hal alır; geleceğe yöneltildiğindeyse tehlikeli, hatta kimi zaman yıkıcı sonuçlar doğurur.
Bir göçmenin açlığını çektiği şey, öncelikle saygınlıktır. Hatta, daha açık olmak gerekirse, kültürel saygınlıktır. Din de bunun bir öğesidir ve inananlar huzur içinde ibadet etmek istemekte haklıdırlar. Ama kültürel kimlik söz konusu olduğunda, onu oluşturan parçalardan yeri en zor doldurulacak olan şey, dildir.