Acı alışıldık anlam ilişkilerini sarsar ve tini, her şeyin yeni bir ışık altında görülmesini sağlayan, radikal bir perspektif değişimine zorlar. Hazzın aksine acı düşünüp taşınmaya yol açar.
Hayatta kalma mücadelesinin karşısına iyi hayat kaygısını koymak gerekir. Hayatta kalma hissinin hakim olduğu toplum bir ölememişler** toplumudur. Ölemeyecek kadar canlı ve yaşayamayacak kadar ölüyüz. Salt hayatta kalma kaygımızla biz de virüse, o ölememiş varlığa, sadece üreyen, yani yaşamaksızın hayatta kalan varlığa benzeriz.
Çünkü herkesle aynı şeyleri okuyunca ister istemez herkes gibi düşünürsün. Bu, kaba ve zevksiz insanların dünyasıdır. Ciddi insanlar böyle şeylere zaman harcamaya utanır.