Aşkın da, bir iş gibi, tasfiyesini örgütleyen materyalist düşünce akımlarına başkaldırdım, sizin gibi. Yersiz kuşkucuları, aşka ve yüce duygulara kötü davranarak biz gençlerin yaşamlarına kötülük edenleri, saçmalık ve umutsuzluk savunuculuğu yapanları kovdum. Henüz başladığımız bu yaşama kötülük ediyordu onlar.
Başıboşluk, diyordu, bizleri insan yapan özgürlüğün kaçınılmaz fidyesidir.
Felsefenin eşiğindeki anlayışı oluşturan melankoli yüklü bu özgürlük, güç bir özgürlüktür.
Her ne kadar felsefe aklımı besliyorsa da, bir yaşam doğrultusu edinme arzumu doyurmuyordu. Gençtim, hangi koşulda olursa olsun açık denizlere açılmaya hazırdım.