Dünyanın üç ayrı ucunda, üç ayrı statüde birbirini hiç tanımayan kadınların hayatlarının görünmez bir yerden birbirine bağlanması beni çok etkiledi. Üçü de aslında aynı yerden kırılıyorlar. Yoksulluk, hastalık, ataerkil düzen,’sus ve devam et’ baskısı..
Her ne kadar klasik bir konu gibi görünse de kadınları mağdur olarak sunmayıp aksine bir direnişi anlatıyor. Büyük devrimler olmasa da küçük ama etkili adımlar var.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,5bin okunma
Zebercet bir karakter olarak toplumun kenarında kalmış, içe doğru çürüyen insanların sembolü olmuş. Sessizlikle boğulan, arzu ile utanç arasında sıkışmış, harekete geçemeyen cinsiyetsizleşmiş bir yalnızlık hali.
Kitabın bende hissettirdiğini şöyle özetleyebilirim. İnsan bazen başına büyük felaketler gelmeden de çöker.Kimse sana bağırmadan, seni terk etmeden, seni kovmadan da yok olabilirsin.
Sadece bekleyerek. Ve Zebercet sürekli bekliyor. Gelen yok, giden var.
Bu duygular daha farklı şekilde anlatılabilirdi. Şahsen Zebercet her bir sayfada bende tiksinti duygusu uyandırdı.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma