Kendi yazdığım dizelerle anlatmak istiyorum
Ansızın verilmişti karar
Gençliğimin baharında
Yapayalnız kalmıştım
Dar ağacında
Ölüme bu kadar yakın olmak
Korkutamamıştı beni
Neydi bu yaşayacaklarım
Değecek miydi ölümüm
Bugün bu saatte
Fikirlerim değil bedenim veda edecekti
Ülkeye...
Son satırlarım bu kadar olmamalıydı belki de
Elden ne gelirdi artık dilden dökülmeyen sözcüklere
Bugün ilk kez kalemim ağır geldi bana
Bunca yükü tek seferde atmak mıydı,
Rahatlamak
Bugün son kez yazıyorum sizlere
Her devrim dar ağacında bitmez, tükenmez altından çekilen tabureyle.
Ey sevgili Ninatta yabancı geldi ve okudu yazdıklarını. Okudukça daha da kederlendi. Yer yer sana ve sevgiline çok kızdı. Üzüldü genç kadına küçücük bebeğe.
Anlamaya çalıştım sizi ruhlarınız aşk ateşiyle yanmıştı o yanan ateşte birçok kişi de yandı ama siz hâlâ harlamaya devam ettiniz.Aşk ne lanetli bir şeymiş ne kavuşabildiniz ne de mutlu olabildiniz.Umarım başka bir dünyada ruhlarınız kavuşmuştur.