Aydin Aliev

Osmanlı Şeriatla mı yönetiliyordu? (1)
Osmanlı İmparatorluğu, birçok farklı yönetim biçimini ve hukuki sistemi barındıran karmaşık bir devletti. Şeriat, Osmanlı hukuk sisteminin önemli bir parçasıydı ve devlet, İslam hukukuna dayalı kurallar ve uygulamalarla yönetiliyordu. Ancak, Osmanlı'nın hukuki yapısı sadece şeriatla sınırlı değildi; aynı zamanda kanunlar, fermanlar ve diğer düzenlemelerle de destekleniyordu. Osmanlı İmparatorluğu, farklı din ve mezheplere sahip insanları barındırdığı için, millet sistemi gibi uygulamalarla toplumsal düzeni sağlama çabası içindeydi. Bu nedenle, Osmanlı'nın tamamen bir şeriat devleti olduğunu söylemek yanıltıcı olabilir; zira hem dini hem de medeni hukuk alanında çeşitli uygulamalar mevcuttu. Kısacası, Osmanlı, şeriatın önemli olduğu bir devlet olsa da, çok boyutlu bir hukuk sistemine sahipti.
1000k
Reklam
Osmanlı Şeriatla mı yönetiliyordu? (2)
Osmanlı İmparatorluğu, hem şeriat (İslam hukuku) hem de dünyevi hukuk sistemini bir arada kullanan bir devletti, ancak tek başına bir şeriat devleti olarak nitelendirilemez. Osmanlı'da, şeriat, İslam hukukuna dayalı olarak, dini meselelerde ve toplumun günlük yaşamında uygulanıyordu. Bununla birlikte, Osmanlı'nın hukuki yapısı, kanunname adı verilen padişahların çıkardığı yasalarla şekillenmişti ve bu yasalar sadece şeriatla değil, aynı zamanda dünyevi hukuk (felsefi, adli ve devletle ilgili) ile de bağlantılıydı. Osmanlı'da şeriat, dini alanda ve bazı hukukî meselelerde önemli bir rol oynasa da, padişahlar aynı zamanda saltanat temelli yönetimle ülkeyi idare ediyorlardı. Devletin yönetimi, padişahın mutlak yetkisi ve sultanlık üzerine kuruluydu. Ayrıca, Osmanlı'da Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahlar, Kanunname-i Ali Osman gibi hukuki metinlerle, şeriatın yanında uygulanan devlet yasalarını da oluşturmuşlardır. Bu nedenle, Osmanlı İmparatorluğu, dini kuralların ve şeriatın etkili olduğu bir toplumdu ancak aynı zamanda karma bir hukuk sistemiyle yönetilen, zamanla bürokratikleşmiş bir devletti. Şeriat ve dünya hukuku bir arada yürütülüyordu, ama devlet tamamen şeriatla yönetilmiyordu.
1000k
Bayburt'ta bir yalancı peygamber
Saygıdeğer efendiler, İstanbul'un değindiğimiz ve açıkladığımız bu can sıkıcı durumu ile uğraşırken, ülkenin doğu ucunda da bir yalancı peygamberin yarattığı oldukça önemli ve kanlı bir olay yaşanıyordu. Bununla ilgili olarak 15. Kolordu Komutanlığı'ndan birçok rapor geliyordu. Bayburt'a dört saat uzaklıkta Hart köyü vardır. Bu köyde oturan Eşref adında bir şeyh, insanlara Şii'lik aşılıyormuş. Buna üzülen Bayburt müftüsü ve din bilginleri, şeyhi çağırtarak sorgulamak için oluşturdukları bir heyeti Hart'a göndermişler ve yerel hükümet adına şeyhi davet etmişler… Şeyh bu davete uymamış. Yerel hükümet elli kişilik bir birlik göndermiş. Buna büsbütün kırılan şeyh, müritleriyle birlikte müfrezenin silahlarını ve cephanelerini almış, erlerini ve subaylarını esir etmiş, bazılarını da şehit etmiş… Bunun üzerine, yakındaki bazı askeri birlikler Bayburt'a gönderilmekle birlikte, sorunun kan dökülmeksizin barış yoluyla çözülmesi tercih edilmiş. Şeyhin yanına din bilginleri ve yüksek rütbeli subaylardan meydana gelen birkaç heyet gönderilmiş… Hükümete boyun eğmesi için öğütlerde bulunulmuş… On altı gün bu şekilde kaybedilmiş. En son giden Erzurum kadısı başkanlığındaki heyetin de ricası Şeyh Eşref üzerinde etkili olamamış. Tam tersine, Şeyh bunlara yönelik, "Hepiniz inançsızsınız! Kimseyi tanımam, boyun eğmem, savaşacağım. Allah, bana buyruğumu kullarıma duyurmakla görevlisin, dedi " şeklinde bir ültimatom vermekle beraber, bir taraftan da köylere, "sahib-i șeriat" [şeriatın koruyucusu] ve "mehdi-i muntazar" [beklenen mehdi] imzalarıyla birtakım bildiriler göndererek halkı aldatmış ve kendisine katılmalarını sağlayarak başkaldırmış... Bunun üzerine, Bayburt'a gelip 9. Tümen'in komutasını alan Yarbay Halit Bey, 25 Aralık 1919 günü, yeterli kuvvetle Hart'a doğru yola çıkar. Şeyh,
Sayfa 222·Kitabı okuyor
1000k
İyi geceler sevgili okurlar. Yaklaşık 60 dakika süren bir erişim problemi yaşadık. Sorunun sebebi bir önbellek veritabanımızın çökmesiydi. Önbellek tabloları verileri daha hızlı görmemizi sağlayan ara sunuculardır. Sorun tamamen çözülmüş olup, herhangi bir hasar yaşamadık. 1000Kitap bugünlerde 11 yıllık yayın hayatının en yoğun günlerini geçirdiği için maalesef bu sorunu yaşadık. Teknik olarak bunu öngörüp daha iyi tedbirler almamız gerekirdi. Bu nedenle bu sorunu yaşattığımız için özür dileriz. Bunun tekrarlanmaması için elimizden geleni yapacağız. İyi okumalar dileriz. ❤️
1000Kitap
Bir anlık mutluluklar değil mi yaşamı bunca güzel bunca yaşanılası kılan? Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski
1000Kitap
Reklam