Aydin Aliev

Aydin Aliev

, bir kitap okudu
10/10
·99 syf.·
24 günde okudu
·
2026 2. kitabı
Cuma Bozkurt
9.4/10 · 34 okunma
Eğer bireyselleğinizin zaferi için bir savaş açmaya karar verirseniz, size en fazla yakın olanları acımasızca yıkarak işe başlamalısınız. Salvador Dafi (1904-1989)
1000Kitap
En akılcı strateji sizin uzun vadeli çıkarlarınıza en iyi şekilde hizmet edecek ya da kendinize en yakın bulduğunuz bir gruba katılmaktır. Bu grubu dışarıdan fethetmek yerine, doğruca içine girin. Grup üyesi olunca işleyiş biçimi, üyelerin ikiyüzlülükleri ve zayıflıkları hakkında çok değerli bilgiye ulaşabilirsiniz ve bu bilgileri gizli organizas­ yon içi savaşınızda kullanabilirsiniz. İçeriye girince bölüp fethedebilirsi­ niz. Diğer üyelerden farklı olarak grupla duygusal bir bağınız olmadığını unutmayın; yalnızca kendinize sadık olmanız yeterlidir. Böylece başkala­ rının pahasına sizi ilerletecek yıkıcı manevralar yapına özgürlüğüne sahip olursunuz.
1000Kitap
Devrim ve misyonerlik yolculukları sırasında İsmailiye mezhebinin Nizari kolu lideri olan Hasan, Selçuklu İmparatorluğu'na karşı direniş hareketi başlatmak için çok sağlam bir kale aramaktaydı. Sonunda 1088 yılında Rudbar bölgesinde Elburz Dağı üzerinde, kayalıklara inşa edilmiş Alamut Kalesi'ni buldu. Kale, elli kilometre uzunluğunda, beş kilometre genişliğinde ve denizden yaklaşık iki bin metre yüksekteki verimli bir vadiye bakıyordu. Vadideki köylerde yaşayanlar Hasan'ın sofu dindarlığına özellikle yakınlık duymuşlardı. Kaleye ancak Alamut Nehri'nin daracık girintisinden büyük bir zorlukla ulaşılabiliyordu. Selçuk Sultanı Melik Şah tarafından Mehdi adlı Şii sahibine verilmiş olan kaleyi almak için Hasan çok dikkatli bir strateji uyguladı. Önce en güvendiği adamı Hüseyin Kai-ni ile iki arkadaşını çevre köylerde kendi mezhebine döndürecek kişileri bulmaları için gönderdi. Ardından Alamut'taki sivil halkın ve askerlerin çoğu gizlice İsmailiye mezhebine katıldı. Sonunda 1090 yılında Hasan'ın kendisi gizlice kaleye sokuldu. Hasan'ın kaleyi hiç fark ettirmeden ele geçirdiğini anlayınca Mehdi, sessizce çekip gitti. THE TEMPLARSAND THEASSASSJNS, JAMES WASSERMAN, 2001
1000Kitap
Bir arkadaşımla birlikte, tarlaların arasından kampa doğru yürüyorduk, önümüze yeşil bir tarla çıktı. Otomatik olarak tarlaya girmekten kaçındım ama arkadaşım kolumu kavrayıp beni ekili tarlaya soktu. Henüz yeşermekte olan ekini çiğnemememiz gerektiği konusunda bir şeyler kekeledim. Canı sıkıldı, öfkeyle bana baktı ve bağırdı: “Konuşma! Bizden yeterince şey alınmadı mı? Karım ve çocuğum gaz odasında öldü -başka şeyleri anmama gerek yok- ve sen birkaç yulaf sapını çiğnememi yasaklayacaksın!