Adı:
33 Stratejide Savaş
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
768
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752109148
Orijinal adı:
The 33 Strategies Of War
Çeviri:
Füsun Doruker
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Ülkemizde de merakla beklenen, İktidar ve Baştan Çıkarma Sanatı kitaplarının yazarından muhteşem bir eser

Tarihteki Kanlı Savaşlardan Esinlenerek Günlük Yaşantımızda Toplumsal Oyunların Üstesinden Gelebilirsiniz

Robert Greene dünyanın birçok ülkesinde dolaşarak düzinelerce politik stratejinin felsefi ve dinsel metinlerin ve binlerce yıldır süregelen şiddetli çarpışmaların analizini yapıyor. 33 Stratejide Savaş, günümüz sosyal yaşamında etkili olabilecek başarılı savaş prensiplerini gözler önüne seriyor. Sun-tzu'nun Savaş Sanatı adlı kitabından renkli alıntılarla bezenmiş olan eser Napoleon'dan Margaret Thatcher'a, Zulu Reisi Shaka'dan Lord Nelson'a, Hannibal'den Ulysses S. Grant'a, samuraylardan diplomatların yaşamına kadar geçmişteki ve günümüzdeki savaş stratejilerini inceliyor. Otuz üç bölümde özetlenen stratejiler, yaşamınızda içine girmek zorunda olduğunuz savaşlardan galip çıkmanızı sağlayacaktır. 33 Stratejide Savaş'ın sağladığı psikolojik destekle başarısızlıkları başarıya dönüştürerek her zaman üstünlük sağlayabilirsiniz.
(Tanıtım Yazısından)
768 syf.
·9/10
Strateji konusunda yazılmış detaylı bir kitaptır. Kitabı okurken bazen sıkılabilirsiniz ancak size strateji konusunda faydalı olacak bir kitaptır. Okumanızı tavsiye ederim.
Günümüzde atlattığımız çatışma ve mücadeleler atalarımızla kıyaslanınca hayret uyandıracak kadar fazladır. Savaşta orduların geçtiği yerler haritaların üzerinde oklarla işaretlenir. Eğer gündelik yaşamımızdaki çatışmaların haritasını çıkarırsak, adımların ve manevraların trafiğini göstermek için binlerce ok kullanmamız gerekir. Üstelik bizi vuran okları, bizi herhangi bir konu ikna etmeye çabalayanları, belirli bir yöne çekmek isteyenleri, kendi iradeleri, kendi ürünleri, davaları için bizi eğip bükmek isteyenleri bu rakamlara katmıyoruz
Yorulmamızın nedeni genellikle can sıkıntımızdır. Karşımızda ciddi bir meydan okuma olmayınca, zihinsel ve bedensel bir uyuşukluk çöker. Bazen ölüm enerji eksikliğinde gelir demişti Napoleon ve enerji eksikliği yapabileceğimizden daha azını üstlendiğimiz, hiçbir şey bize meydan okumadığında ortaya çıkar. Bir risk aldığınız anda bedeniniz ve aklınız yepyeni bir enerji dalgasıyla karşılık verir. Risk almayı sürekli bir alıştırma biçimine getirin ve asla kendinizi rahatlatmayın. Bir süre sonra ölüm tarlasında yaşamak bağımlılık halini alacağından başka türlü davranamayacaksınız. Askerler ölümle burun buruna geldiklerinde çoğunlukla farklı bir heyecana kapılırlar ve tekrar tatmak isterler. Ölümle karşılaştığımız zaman yaşam daha anlamlı olur. Aldığınız riskler, aştığınız engeller yaşama verdiğiniz değeri keskinleştiren simgesel ölümlere benzer.
Şunu unutmayın, karşınızda her zaman için sizden daha saldırgan, daha kurnaz daha acımasız insanlar olacaktır ve bazıları sizin yolunuza çıkacaktır. Onlarla barış yapmak, uzlaşmaya gitmek isteğine kapılabilirsiniz. Bu tiplerin çok kolay aldatabilmelerinin nedeni çekici olmanın ya da size fazlasıyla manevra alanı bırakır gibi görünmenin stratejik değerini anlamış olmalarıdır, ama temelinde arzularının sınırı yoktur ve sizi silahsızlandırmaya çalışıyorlardır. Bazı insanlarla karşılaşınca kendinizi sertleştirmeli, ortak bir nokta veya barış olanağı bulunmadığını algılamalısınız. Eğer güvende olduğunuza inanır, tehlikeleri düşünmezseniz, düşmanlarınız gelince uyanık olacak kadar bilgili değilseniz, buna bir çadıra yuva kuran bir güvercin, bir kazanda yüzen bir balık denir… ikisi de günün sonunu göremez.
KENDİNİZE GÜVENİN: Başkalarına bağımlı olma duygusu kadar kötü bir şey yoktur. Bağımlılık zihinsel dengenizi altüst eden ihanet, hayal kırıklığı, hüsran gibi birçok duyguya karşı kırılgan olmanıza yol açar.

Unutmayın ki her yerde olamazsınız ya da herkesle savaşamazsınız. Zamanınız ve enerjiniz sınırlıdır ve bunları korumasını öğrenmeniz gerekir. Dünya bir an önce sonuca ulaşmak için sabırsızlanan, esen rüzgarla birlikte değişen, burnundan ötesini göremeyen aptallarla doludur. Kararsız patronlar, atak meslektaşlar, histerik astlar biçiminde onlarla her yerde karşılaşabilirsiniz. Aptallarla birlikte iş yaparken sakın onlarla savaşmayın. Onları zihinsel dengenizi etkileyecek kadar önemli olmayan çocukları ya da evcil hayvanları düşündüğünüz gibi düşünün. Kendinizi duygusal olarak onlardan uzaklaştırın. Aptallıklarına içinizden gülerken zararsız fikirlerine hoşgörü gösterin. Aptalların karşısında neşeli olabilmek önemli bir yetenektir.
Strateji söz konusu olunca olaylara karşı duygusal tepkilerinizi tedavi edilmesi gereken bir cins hastalık olarak görün. Korku, düşmanınızı olduğundan daha güçlü görmenize ve gereğinden fazla savunmacı davranmanıza yol açar. Öfke ve sabırsızlık sizi seçeneklerinizin önünü tıkayan atak hareketler yapmaya iter. Özellikle başarının sonunda görülen fazla özgüven çok ileri gitmenize neden olur. Öfkelendiğiniz zaman harekete geçmeyin. Korktuğunuz zaman, karşınızdaki tehlikeleri abartacağınızı bilin. Savaş gerçekçi olmanın en üst düzeyini, her şeyi olduğu biçimde görmeyi gerektirir. Duygusal tepkilerinizi ne kadar sınırlandırırsanız ya da ne kadar telafi ederseniz, bu ideale o kadar yaklaşırsınız.
Korkusuz kalabilmenin anahtarı işin gerçeğine yani karşınızdaki kişinin yalnızca bir ölümlü olduğuna sizden farklı olmadığına kendinizi inandırmaktır. Efsane yerine adamın kendisini görün. Onu güvensizlik duygusuyla dolup taştığı çocukluk günlerinde hayal edin. Karşınızdaki kişiyi olması gerektiği ölçülere indirgemek zihinsel dengenizi korumaya yardımcı olacaktır.

Hiç kaçınılmaz ölüm hakkında her gün meditasyon yapılmalıdır. Her gün bedeni ve aklı huzurluyken kişi oklar, mızraklar, tüfeklerle parçalanmayı, büyük dalgalarla denizde sürüklenmeyi, ateşin ortasına düşmeyi, yıldırım çarpmasını, korkunç bir depremle sarsılarak ölmeyi, üç yüz metrelik uçurumdan aşağı düşmeyi, hastalıktan ölmeyi ya da efendisinin ölümü halinde kendini öldürmeyi düşünmelidir. Ve her gün kişi hiç ara vermeden kendini ölmüş olarak düşünmelidir.
Siz kazanmış olsanız bile, son savaş bir tehlikedir. Henüz anıları aklınızda yenidir. Eğer zafer kazansaydınız, başarı sizi tembel ve kendini beğenmiş yapacağından kullanmış olduğunuz stratejileri yenilerseniz; eğer yenildiyseniz ürkek ve kararsız olursunuz. Son savaşı durup düşünecek kadar uzaklaşmış sayılmazsınız. Tam tersine aklınızdan silmek için elinizden geleni yapmalısınız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
33 Stratejide Savaş
Baskı tarihi:
Aralık 2007
Sayfa sayısı:
768
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752109148
Orijinal adı:
The 33 Strategies Of War
Çeviri:
Füsun Doruker
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Ülkemizde de merakla beklenen, İktidar ve Baştan Çıkarma Sanatı kitaplarının yazarından muhteşem bir eser

Tarihteki Kanlı Savaşlardan Esinlenerek Günlük Yaşantımızda Toplumsal Oyunların Üstesinden Gelebilirsiniz

Robert Greene dünyanın birçok ülkesinde dolaşarak düzinelerce politik stratejinin felsefi ve dinsel metinlerin ve binlerce yıldır süregelen şiddetli çarpışmaların analizini yapıyor. 33 Stratejide Savaş, günümüz sosyal yaşamında etkili olabilecek başarılı savaş prensiplerini gözler önüne seriyor. Sun-tzu'nun Savaş Sanatı adlı kitabından renkli alıntılarla bezenmiş olan eser Napoleon'dan Margaret Thatcher'a, Zulu Reisi Shaka'dan Lord Nelson'a, Hannibal'den Ulysses S. Grant'a, samuraylardan diplomatların yaşamına kadar geçmişteki ve günümüzdeki savaş stratejilerini inceliyor. Otuz üç bölümde özetlenen stratejiler, yaşamınızda içine girmek zorunda olduğunuz savaşlardan galip çıkmanızı sağlayacaktır. 33 Stratejide Savaş'ın sağladığı psikolojik destekle başarısızlıkları başarıya dönüştürerek her zaman üstünlük sağlayabilirsiniz.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Murad
  • Adem ŞEN
  • Murat İslam
  • Çetin Ünal Bayazıt
  • Kaan Aslan
  • Ufuk yılmaz
  • Hilal Y.
  • Kürşad İnanç
  • goodtime
  • sefaaktas

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%40 (2)
8
%40 (2)
7
%0
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0