Bu konuda meditasyonun faydasını gördüm. Meditasyonun da yardımıyla gözlemleyen bilincimin gelişmesi en önemli kazanımlarımdan biri oldu. Odaklanma konusunda sıkıntı çekmeye başladığımda hemen uygun ortamı bulur, gözlerimi kaparım. Nefes alışıma dikkat eder, gözlemlerim. Ayağım nerede, elim nerede, kafama gelen giden fikirler ne, hangi duygular içindeyim; sadece gözlemlerim. Sonra dışarının sesini dinlerim. Trafiğin sesi, satıcının sesi, uzaktan gelen sesler, bir uçağın uçuşu, belki gök gürlemesi, yağmur, her ne varsa; gözlemleyen bilincime ulaşmaya çalışırım. Eğer kafam karmakarışıksa ve kendimi yorgun hissediyorsam dinlenirim. Acil bir konu değilse, ertesi sabah ele almak üzere beklemeye alırım. Ertesi sabah her şeyi daha net görebilirim çünkü. Niyetimin ne olduğunu ve niçin kafamın karıştığını anlayabilirim. O konuya ilişkin olayları ya da öyküleri kendi yaşamımdan, okuduklarımdan ya da gözlemlerimden bulmaya başlarım. İnsan zaman içerisinde bunu hayatın her alanında yapabilmeye başlıyor.