Bireysel çıkarlarının sınırları içinde kaldığı sürece insan, hayatında anlam bulamaz. Anlam için "biz"i keşfetmesi lazım. "Biz"i keşfeden ve kendi potansiyelini geliştirmeye niyet eden insan ise çıktığı yolculuktan hiçbir zaman pişmanlık duymaz.
Hocam sıklıkla vurgu yaptığınız bir ifade var: "Niyetin saflığı." Bunu açmak istiyorum. Nedir bu niyetin saflığı?
Kısaca gönlünün muradının kaynağını keşfetmiş olmak. Büyük resmin içinde neyi niçin yapacağını bilmek. Biraz kapsamlı olarak anlatmak istiyorum, çünkü önemli bir konu. Hayatta önce sonuçları görürüz: Mal mülk, makam, diploma, aile durumu, hastalık-sağlık, dostlarla veya yalnız; hepsi görebileceğimiz, üzerine konuşabileceğimiz neticeler... Bu neticeler durup dururken kendiliğinden oluşmadı; kısa ve uzun süreli eylemlerin sonunda ortaya çıktı. Eylemlerin verimli olması için bir bilgi zemini, bir sistematiği olması gerekir. Bu bilgilere ulaşıp öğrenmek için niyet etmeniz gerekir. Özetlersek niyet bilgiye, bilgi eyleme, eylem neticeye götürüyor. İşte işin püf noktası tam da burada: Bu niyet nereden geliyor? Kızılderili bilgenin sözlerini hatırlamanın tam sırası: "Bir savaşçının gücü, niyetinin saflığındadır."
Önemli bir şey daha var; ben bir sürü şey bildiğimi sanıyorum ama doğruluğundan emin değilim ki! Hiçbir zaman da emin olamam. Her şeyin doğrusunu bildiğimi söyleyemem. Belki o anda o kişinin bana verebileceği önemli bir içgörü var. Bunu hesaba katıyor ve muhatabımı dikkatle dinliyorum. Ama hep etki alanımın ve gücümün sınırlarının farkında olarak...
Bir şey daha... Beni güçlü kılan duygulardan biri de şükür duygusudur. Karşımdakiyle bir ekip olduğum bilinciyle yola çıkmak bu şükür duygusunu harekete geçiriyor. Biliyorum ki hayatımın anlamlı olabilmesi için önce kendi gözümde var olmam lazım. Sonra önemli gördüğüm şeylere katkı sunabilecek bir durumda olmam lazım. Karşımdaki kişinin başta kaba ve saldırgan gelen o davranışı işte bana tüm bu bahsettiğim şeyleri hayatta gerçekleştirebilme fırsatı veriyor. O kişiyle bir etkileşim içerisine girmişiz ve çok şükür ki ben de konuşabilmişim.