Öğrenme, her şeyden evvel bir çıraklıktır. Mektep çıraklık yeridir, diyebiliriz ki bir tezgahtır. O tezgahta usta yapar, çıraklar tekrarlar. Usta ve edilmemiş bir ders, iyi bir ders sayılmaz. Mektepte alınan ders, ya bir tasavvurdur, hayale mal eder; ya bir hünerdir, ele mal edilir; ya bir iradedir, iktidarımıza ilâve edilir; ya da bir aşktır, kalbe doldurulur.
Bir rahibe “zamanı nasıl görürsün ?” Diye sorulunca şöyle cevap vermiş:
“Bedenleri yıpratır, emelleri yeniler, ölümü yakınlaştırıp temennileri uzaklaştırır.”