Şimdi biz, bir başkasının çığlığına sağır, yangınına kör, derdine lal kalan bu insanlara vicdanlarının geri veremezsek, yani birbirimize acılarımızla tutunamazsak, savruluruz Atlas.
Sen ve senin gibiler! Nasıl oldu da kimselere zarar vermeden öylece durabildiniz onca zulmün ortasında?
O küçük dünyandan kafanı kaldırmadan, karından, oğullarından, kendinden başkasını düşünmeden, nasıl uyuyabildin geceleri, kabuslar görmeden?
Nasıl oldu da kimselere zarar vermeden geçirebildin koca bir ömrü?
Hiç mi görmedin? Hiç mi duymadın? Hep mi unuttun?
Sağından, solundan oluk oluk kötülük akarken sen damlasına dahi değmeden nasıl bu kadar zararsız kalabildin?
Nasıl oldu da sen ve senin gibiler, yeryüzünün cehennemi gözlerinin önündeyken gökyüzünün cennetini düşleyebildi?
Her devirde ve her alemde senin gibilerin varmış gibi yokluğu, muazzam bir alan açtı onlara. Sen ve senin gibilerden oluşan hiçlikler nüfusunun yarattığı boş meydanlarda; asırlar boyu at koşturup durdu zalimler.