Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eve dönüş anını hala geciktiriyor, sevgiden çok saygınlığın modern bir türünü mü kaybettiğini düşünüyordu bir kez daha; acaba Flaubert ve Tolstoy'un romanlarındaki gibi küçümsenmekten ve dışlanmaktan değil de, kendisine acınmasından mı korkuyordu? Genel bir acımanın nesnesi olmak da toplumsal ölümün bir şekliydi.
Geçiciliğimi, yokluğumu, zavallılığımı, çaresizliğimi düşününce içim üşüdü. Kalbim sızladı. Dünya gözüme kapkara ve anlamsız göründü. Her şey sis gibi geçiciydi.
Sultanım çok yaşa! sesleriyle gururlandım. Ama bu bahçedeki kimseye güvenmemem gerektiğini biliyordum. Halk, ekmeğini verene kuyruk sallayan bir köpek gibidir. Halkın bir hafızası, bir adalet duygusu yoktur. Güce tapar. Korktuğuna biat eder.