Bütün çağdaşlarım gibi, ben de geçtiğimiz otuz kırk yıl içinde dünya sahnesinde sayısız çehresi olan bir Amerika’nın boy gösterdiğine tanık oldum. Cömert bir Amerika ve cimri bir Amerika. Kibirli bir Amerika ve pısırık bir Amerika. 11 Eylül’de, insanın onu ne kadar çok sevdiğini, temsil ettiği ve gezegenin geri kalanına verdiği her şeye ne kadar ihtiyacımız olduğunu söyleme isteği duyduğu, yaralı bir Amerika. İki yıl sonra, Irak Savaşı sırasında, günahkar, sinsi, tahripkâr, tahammül edilmez bir Amerika.
Hayır seni asla bunların hepsi telefat dünya gözüyle
Bir kez bile görmek istemiyorum acıdım ömrümce
Neler vermezdim seni görmek için gibisinden cümle kuranların haline
Uğruna dağları delmem ummana dalmam atmam ateşe naçiz bedenimi
Kovalamam peşini davet etse bile eteklerin
Hepsi yerin dibine geçsin daüssıla malihulya nostalgia
Sen nasıl olsa tıpkı hep olduğu gibi defalarca
Görüneceksin ahret gözüme