Dünya ne edersen o şeyin edildiği yere dönüşürmüş ya. Çileye durursan mahpushaneymiş, güler oynarsan oyun eğlence yeri ama dönüşebilirmiş de çöplüğe ona öyle davranırsan. Ya da eğersen boynunu teslim olup, secdeye varırsan, mescide dönermiş.
Gül-i dünyâda yoktur bûy-i rahat
Hemân Avnî irişür derd-i serler
(Ey Avnî! Dünya dediğin şu gülün kokusunda (hiç) rahatlık ve huzur yoktur. (Onu bir nefesçik koklayanlara) hemencecik baş ağrıları yetişiverir.)
Niçe tenhâ âstânın öpmege fırsat bulam
Kûyına ‘azm eylesem sâyem bana hem-pâ düşer
(O sevgilinin) eşiğini tenhada öpmeye nasıl fırsat bulacağım ki; ne zaman mahallesine doğru yola çıksam, gölgem hemen ayağıma dolaşıveriyor!