Din, aşkın, sorgusuz sualsiz, cebri, kesin, aklın, anlamanın ve sonucun alanından uzak birtakım inançlar ve ameller bütünüdür. Özellikle, buna bağlı olan bütün bireylerin zihinlerinin ve ruhlarının kalıbında; tek bir yüzeyde, tek bir biçimdedir; başka bir deyişle bir tür içgüdünün ve ruhsal körlüğün görüntüsüdür.
Varlığın zihnimizde şekillenen biçimi, amelimizde, inancımızda, sosyal davranışımızda, toplumsal ve bireysel yaşamımızda doğrudan etkide bulunmaktadır. Yani herkes sahip olduğu dünya görüşüne göre yaşamaktadır. O halde dünya görüşlerinin incelenmesi gerçekte insanların incelenmesidir.